Son vakte alçalmış yıldızlarıyla
Tutulma bizlere kefil olacak;
En güzel sözlerden konuşmalıyız.
Krallar ansızın yuvarlanınca,
Kıyımı başlarken dev şehirlerin
Sıyrıldı kâmusun çifte yazgısı,
Erguvan şehirler kumpasa geldi.
Elbette farklıydın eski kendinden..
Okunmuş çocuklar içinde vardık.
Şimdiyse bulanık bir yazı zaman,
Kısa bir yolculuk sanmıştım suya
Mavili taşlarda yasak bekledim.
Ne kadar da zordu her yüze bakmak.
Evet kendimi, ben sana çağırdım.
Çılgın bir yağmurdu iki kişilik,
Özgür diye andıkça duyarsız dediler,
Küstükçe barıştıkça tutarsız dediler,
Çok hoştu resimlerdeki masum yüz ama
Dostlar seni gördükçe "ne arsız" dediler.
Kapana kısılmış bütün uykular,
Felaket düşleri aşılıyorlar
İnsanın moralsiz sabahlarına.
Öyle ki mutluluk bile kaygılı
Ani bir haberin sarsıntısından.
Ekmeğe ve doğan sönük güneşe!
Şehrin kapıları açıldı artık.
Biz ise sürekli karanlıktaydık,
Saplanıp kalmıştık bir keşmekeşe.
Şimdiyse yüzümüz o yitik yönde;
İkincilikle yetinmek de güzeldir.
Çünkü çok ince hesapları anlayamazsın.
Kendi kendine bükülse de boynun
Sonuçta hep dik görünmek zorundasın.
Elinden gelen her şeyi yapmışsındır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!