Tükendi mürekkep, yazmıyor kalem;
Kağıda dökülen mürekkep değil, elemdi elem.
İşine geldiği gibi anlıyor seni el alem,
Gözden akan yaş değildi; dem idi, dem.
Gönül kalemini yıktılar,
KALP
Ne tuaf şey dimi
Size ait olan bir şeyin
Başkası için atması
Sen ne yaparsan yap
O diye sayıklaması
Bir sevda rüzgârıdır, savurdu beni;
Dağ gibi adamdım, yerle bir etti beni.
Bir ceylan gözlüye kul etti beni,
"Asla sevmem" derken Mecnun etti beni.
Kurşun gelse acıtmazdı,
Yüreğim böyle yanmazdı...
Sen bende her şey iken
Ben sende hiçbir şey olduğumu fark edince
Anladım aşk denilen şeyin tek taraflı olduğunu
Koşa koşa gittiğini de gördüm
Sürünerek geri döndüğünüde
Her sabah sokağın başında sevdiği kızı görme umuduyla bekleyen liselinin yaşadığı heyecanı yaşıyorum bakınca gözlerine
Çorak topraklara dönüşmüş yüreğime düşen yağmur tanesi gibiydi gülüşlerin sen Gülünce yeşeriyor çiçek açıyor kalbim
Yazdığım satırlarla seni tarif edebilir miyim bilmiyorum nazar değmesin diye kimseye senden bahsetmiyorum bu yüzden seni sadece kaleme ve kağıda anlatıyorum
Gözlerinin kıyısında demlenirken yüreğim
Kirpiklerinden esen rüzgar ile ferahlıyor bedenim
Ey varım yoğum
Aldığım nefesim
Ekmeğim aşım
Uykumun rüyası
Özgür bırak gözlerini, öç alsın gözlerimden;
Gülüşlerine ömür heba etmek geliyor içimden.
Seni göreli vazgeçtim kendimden;
Sen varsın diye atıyor bu kalp,
Sen varsın diye yaşıyor bu beden.
Sorgulanmaz sevdalara denk gelme hayaliyle yaşadım;
Attığım her adımda sevilme umudu taşıdım.
Ya yanlış kişilere sırtımı yasladım,
Ya da yanlış cephede savaştım.
Merhametim, en büyük zaafım...
Bugün sensizliğin kaçıncı baharı, bilmiyorum; zamanı öyle şaşırdım ki artık hesap kitap yapamıyorum. Hatırlıyor musun beraber gidip rakı-balık yaptığımız o küçük, salaş kulübeyi? Bugün canım acayip balık çekti. "Yanında da bir iki kadeh rakı içerim," deyip üzerimi giyindim; senin aldığın Beşiktaş atkısını boynuma sardım.
Attım kendimi dışarıya, ağır adımlarla vardım Mustafa abinin yanına. "Mustafa abi; iki tane levrek, bir de küçük abi!" diye seslendim. Yanıma geldi ve dedi ki: "Alkol ruhsatımız olmadığı için belediye izin vermiyor artık." Bak gördün mü? Rakı da balığı terk etmiş... "Hayda! Ne olacak şimdi?" dedim. Mustafa abi, "Bugün de böyle olsun," dedi.
Çok sürmeden on numara pişirdiği balıkları getirdi. "Abi bu levrek değil ki, lüfer!" dedim. "Iıı... Sen levrek sevmezsin ki, hep lüfer yersin," dedi. Haklısın abi, dedim. Öyle ya; ben lüfer severdim, sen de levrek. Aslında bilerek istemiştim levreği; seni hatırlatıyor diye... Yer içer oldum senin sevdiğin her şeyi.
. Bölüm)
Söz verdim artık kalbime;
Uyandım, geldim kendime.
Sevmeyeceğim artık kimseyi,
Gelmeden tam dengime...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!