Tam güneşin batmasına yakın, o saatte sahilde çay güzel içilir diye elimde çayımla bir köşeye kuruldum ve yavaş yavaş batmakta olan güneşin seyrine daldım.
Bütün çocukluğum, bütün gençliğim ve bütün hayallerim gözümün önünden geçerken; oturduğum masanın önünden, güneşin batışını unutturacak bir ceylan gözlü geçti.
Abartmadan söylüyorum; o an elim güneşe uzansa, güneşi gökyüzünden alıp gözlerini güneşin yerine koymak isterdim. Bir göz düşünün ki size bakıyor ve o an çocukluğunuzu, gençliğinizi ve bütün hayallerinizi unutturuyor...
Daha önce hiç yaşamadığım bir duyguyu yaşamaya başladım. Nasıl anlatılır ki, bilmiyorum. Ele avuca sığmaz bir heyecan başladı yüreğimde; imkânım olsa kanat takıp uçmak istiyorum.
Hani bazen başınızdan bir olay geçer, eliniz ayağınız bağlanır da bir şey yapamazsınız ya; aynen öyle bir duygu... Olduğunuz yerde öylece kalakalırsınız.
Sadece güneşin batışını izlemek için gittiğim sahile, yağmurlu günlerde bile gider oldum. Umuttur insanı yaşatan ya; onu bir daha görme umuduyla yaşar oldum.
1 Temmuz akşamıydı ve güneş batmaya hazırlanmıştı. "Onu bir daha göremeyeceğim, bir daha asla denk gelmeyeceğiz," diye düşünürken; karşıdan bana doğru, saçları lüle lüle, omuzunda bir ceylan bakışlı yürüyordu. Bu defa bütün cesaretimi toparlayıp onunla konuşacağım diye kendimi cesaretlendiriyordum.
Oturduğum kafenin giriş kapısının hemen yanında bulunan masaya oturdu. Çok geçmeden yanına; hafif kirli sakallı, kır saçlı, 45-50 yaşlarında bir adam oturdu. Tam cesaretimi toplayıp yanına gidip konuşmaya hazırlanırken, bütün hayallerim yerle bir oldu.
Hesabı ödeyip kalktıktan sonra, oturduğu masanın yanından geçerken yanındaki adama; "Aşkım, keşke çocukları anneme bırakmayıp onları da getirseydik," dedi. O an; defin işlemleri hazırlanmış bir ölü gibi, başım önde, bir daha o kafeye gelmeyecek bir adam olarak çıkıp gittim.
O saate kadar onu görme umudu ile yaşayan ben, kendime kızmaya başladım. "Utanmıyor musun lan?" dedim, "Başkasının gerçeği olanla ilgili hayaller kuruyorsun, onu sevme umudu taşıyorsun!"
Birkaç ay sonra üzerime sarılı beyaz bir bez ile kulaklarımda "Merhumu nasıl bilirdiniz?" sesi çınladı. Ve o an anladım ki: Başkasına hayat verene umut bağlarsan, sana ölüm vadeder.
Bager BeyKayıt Tarihi : 27.12.2025 00:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!