Gecenin zifiri karanlığında...
Ansızın uyanıp, elinde sigarayla
Kendini balkonda bulunca;
Yediği ayaza rağmen,
İçtiği sigaraya dört elle sarıldığında...
Aşık olduğunu anlıyor insan.
Her sabah uyanamıyor diye işe geç kalan adam,
Onu durakta görme umuduyla...
Alarmı çalmadan uyanınca,
Aşık olduğunu anlıyor.
Sonrasında hep üzüleceğinin, ağlayacağının
Ve uykusuz kalacağının hesabını yapmadan...
Anın tadını çıkarıp;
Kendine yeni sunulmuş,
Uçmak için tasarlanmış kanatlarıyla...
Uçmanın keyfine varmak istiyor.
Ve o an anlıyor insan:
Aşk... İnsanın ayağını yerden kesiyor.
Bazen kendime üzülmüş gibi yapıp,
O şekilde kalbime teselli veriyorum.
"Ayıp lan sana," diyorum...
"Dağ gibi adamsın;
Bir çift güzel göze kul oldun."
Sonra... Gözleri gelince aklıma,
Bir tebessüm tutuyor kalbimi.
Aklımdaki tırtıllar, bir anda kelebek oluveriyor...
Ve işte o zaman, insan aşık olduğunu anlıyor.
Ağır ağır yanan yüreğimde
Sevdanın çayını demleyip,
Camın kenarında yağan yağmuru izlerken...
Bulutların arasından beliren gözlerine dalıp gidiyorum.
Çok tuhaf... İnsan sevdiğinin farkına varır mı ki?
Ben... Sanırım aşık olduğumu anlıyorum.
Eskiden annemde gördüğüm şefkat ve merhameti,
Sebepsiz bir şekilde senden bekliyorum.
Dizine başımı koyup, gözlerine bakarken...
Kaybolmak istiyorum.
O an beni... Hiç kimse bulamasın istiyorum.
Ne olur gülmeyin sözlerime.
Benim baktığım gibi bakamazsınız siz onun gözlerine...
Benim bakınca dalıp gittiğim gibi, siz dalamazsınız.
Saçmalamaya başlayınca...
Aşık olduğunu anlıyor erkek adam.
Saçmalamaya başlayınca anlıyor...
Kayıt Tarihi : 5.12.2025 15:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!