Yıllar oldu bekliyorum yolunu,
Yüreğimden sürülmeye geç kaldın.
Bir kez olsun dolamadın kolunu,
Boğazıma sarılmaya geç kaldın.
O sevdiğin bahar var ya,
Yaza döner, şaşırırsın.
Durgun akar dere sanma
Faza döner, şaşırırsın.
Ummadığım anda bir teklif yapıp,
Aklımı çelip de şaşırtsan beni.
Benle olmak için kazmayı kapıp,
Dağları delip de şaşırtsan beni.
Bütün acılara dişimi sıktım,
Şu yalan dünyaya bilersem şaşma.
Bu hayatta mutsuz olmaktan bıktım;
Senle mutlu olmak dilersem şaşma.
Sarıl bana öyle sar ki;
Ateşinle nar olayım.
Benim bana faydam yok ki!
Sana nasıl yar olayım?
Şimdi halkı kazıklamak modaymış,
Biri beşe satıyorsam sana ne!
Çoğu ayran içer, bazen sodaymış,
Akşam sabah atıyorsam sana ne!
Yıllarca sen beni yakıp kavurdun,
Bu yürek sevmekten bıkar mı sandın?
Sonra rüzgâr gibi esip savurdun,
Gönlümden ateşin çıkar mı sandın?
Sensizken çağlıyorum, sen varken durulsam da,
Her görüşte gülmene, yeniden vurulurum.
Seni kırmak istemem, inan ki kırılsam da;
Sana toz konduramam, kadere darılırım,
Yokluğunda her gece, yastığa sarılırım.
Kaçkarların tepesi, karlıdır yazın bile,
Erir mi sanıyorsun, ona güneş vurmadan?
Diken batsa da inan, bülbül kızmaz ki güle;
Saat bile vurmuyor, bir zamana kurmadan,
Sen neden vuruyorsun, yüreğimden durmadan?
Saat üç’e beş kala ben ordaydım,
Beş geçince hayat durdu güzelim.
Dünyamı yıkmıştın, ahuzardaydım,
Kurşun değil, sözler vurdu güzelim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!