Anlaşıldı senden kurtuluşum yok,
Dürte dürte bir hal oldun Fikret’im.
Aha yazdım şimdi otur kına yak,
Dürte dürte bir hal oldun Fikret’im.
İyi yürümüşsün cambaz ipinde,
Yediğin haltları sezememişler.
Mezhebinde bozuk, senin tipinde;
Elli yıldır seni çözememişler.
Şimdi yüksekten uçanlar,
Konar bir gün, konar elbet.
Bu gün maşayla tutanlar,
Yanar bir gün, yanar elbet.
Sendedir biliyorsun, mutluluk reçetesi,
"Seviyorum" deseydin, sevinçten ölürdüm yar.
Dünyam seninle cennet, yoktur bunun ötesi;
-Seni görmediğim gün, bilmezsin delirdim yar,
-Çağırmana gerek yok, el etsen gelirdim yar.
Şu gönlüm bir sana eğledi meyil,
Sevgi yetişmiyor yerden sevdiğim.
Benim sevdam sana nefsane değil;
Efsane olacak türden sevdiğim.
Sen beni bir göçmen kuşa çevirip,
Dala baka baka erittin beni.
Bahar mevsimimi kışa çevirip,
Bala baka baka erittin beni.
Ne zaman ki yollarımız ayrıldı,
Şu yalan dünyaya küsesim geldi.
Sevdan ile yüreğim ki kavruldu,
Deli poyraz olup esesim geldi..
Ateş oldu yüreğimde közlerim,
Cemreler düşüyor bak birer birer,
Benim gönlüm hâlâ kışı yaşıyor.
Gözümün önünden hayalin geçer,
Neden gönlüm hâlâ kışı yaşıyor?
Gönlüme bir başka sevda girmedi,
Oynadın benimle gönül köçeği.
Kalbim başkasına meyil vermedi;
-Sen oldun ömrümde aşkın gerçeği,
-Sen gönül bahçemin sevda çiçeği..
Gönüle ateş düşmüş, yakar elbet koru var,
Yaz ayları gelsin de, senle yaylaya göçek.
Sevmek kolay mı sandın, her işin bir zoru var;
-Seni her görüşümde, gönlümde açar çiçek,
-Çiçekler bal olsun da, hasadı öyle biçek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!