Ne zaman ki yollarımız ayrıldı,
Şu yalan dünyaya küsesim geldi.
Sevdan ile yüreğim ki kavruldu,
Deli poyraz olup esesim geldi..
Ateş oldu yüreğimde közlerim,
Biri sana sevdamın değerini sorarsa;
Yüreğinde kendime yurt ettiği kadar de...
Gönlümdeki yurdunun ölçüsünü ararsa,
Meraktan patlayanın dert ettiği kadar de...
İyi yürümüşsün cambaz ipinde,
Yediğin haltları sezememişler.
Mezhebinde bozuk, senin tipinde;
Elli yıldır seni çözememişler.
Asıl engelli bizleriz,
Onlara engelli deriz.
Suç işler sonra gizleriz,
Onlara engelli deriz.
Şu gönlüm bir sana eğledi meyil,
Sevgi yetişmiyor yerden sevdiğim.
Benim sevdam sana nefsane değil;
Efsane olacak türden sevdiğim.
Kıyılacak yer midir, şu Artvin'in dağları?
Bütün dünya öğrendi, dönerleri, cağları,
Artık zehir içecek, Korzul, Genya bağları;
Doyurmuyor hiçbir şey, Cengiz ve ağasını,
Çıkacak yaklaşık bir aya kadar,
Haksızı ezmeye dozer geliyor.
Karikatür, şiir ne ararsan var,
Sanatla gezmeye dozer geliyor.
ATIŞMA GİBİ
Sevdan varya yürekte kor
Bizde derler dertlere çor
Sensiz olmak nasılda zor
Başıma taş düşer oldu..
Herkes bir yol tutmuş gider,
Benim yolum çöle düşer.
Bülbül feryat figan eder,
Gelir Baykuş güle düşer.
Yine karlar yağıyor, gönlümdeki dağlara,
Gün gelecek altından, kardelenler çıkacak.
Yine bülbül gül için, mekan kurup bağlara;
Garip garip öterek, ne yürekler yakacak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!