Halimi, hatırımı merak etme a canım,
Ben Güneşli Sokak'ta hala aynı evdeyim
Sarılarak denize baktığımız bahçede,
Kızıl ikindilerde, sümbüller içindeyim
Çok kere taşınmayı düşündüm senden sonra,
''Elveda'' dediğinde, bilmiyordun bu sözün
''Allah rahmet eylesin'' le aynı şey olduğunu
Ve çıkarken ardından kapattığın kapının
Aslında tabutumun kapağı olduğunu
Sensiz bu ev bir mezar, bense artık bir ölü...
Gecelerde gemiler,
Gemilerde cüceler
Heceleri cüceler,
Denize fırlattılar
Denizde bir canavar,
'AYNADAKİLER' TEDİRGİN EDECEK!
‘Yalnızlık zayıf bir ruha yerleşmişse, o ruh aynada görünür olur ama yansıması kendisine ait değildir…’
Peki, kime ya da neye aittir? Aynalara baktığımızda gördüğümüz, aslında biz miyiz? Aynaların gerçek sırrı nedir?
Hayatın neresinde olduğumu sevgilim,
Kapkara düşünürken, sayende hatırladım
Okuduğum kitabın, kaldığım sayfasına
Koyduğum ayraç gibi, kılavuz oldun bana.
Attila Şanbay
Cennetle, cehennem arasındaki uzaklık,
Bir çocuğu mutlu ettiğimizde,
Onun gülümseyen dudaklarının
İki ucu arasındaki mesafe kadar kısadır.
Attila Şanbay
Hilalin kızıllığı yansırken ölü suya,
Bin bir düşünce geçti, zihnimin kıyısından
Saçlarımı tarayan ılık Boğaz rüzgarı
Alıp, götürdü beni bir garip bilinmeze
Artık hiç bir madde yok gözlerimin önünde,
Aşıkların ayakkabıları hiçbir zaman eskimez. Çünkü yere basmazlar...
Tek başıma sevdim hep ve en çok seni sevdim
Sevdiğim her şeyden çok, kendimden bile fazla
Tek başıma acıdım, en çok sana ağladım
Bütün dertlerimden çok, diş ağrımdan da fazla
Tek başıma yürüdüm sana gelen yollarda
Belki de hayat, sonunu görmeye ömürlerimizin yetmediği kadar uzundur...
Attila Şanbay




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!