Gökyüzünde uçuşan kelebekleri özledim,
Toprağın kokusunu.
Belki de benim! doyumsuz olan.
Caddelerde yürümek istiyorum adım adım,
Başım yukarıda.
Hu huuu komşuuu!
Çaya geldim,
Yoksa kahve mi içsek?
Bu sefer senin elinden olsun;
Çay veya kahve,
Yanında sen ol yeter ki...
Gözlerini kapat şimdi,
Sadece hisset.
Ama ne kadar çabalasan da,
İçimdeki o kasırganın şiddetini
Anlayamazsın sen.
öyle hoyrat sevgilere inanmazdım,
harca harca ve üzerinden çıkar at!
eski ve kullanılmış bir paçavra
adını ne diye 'sevgi' koydun sen?
sevdaya olan inancımı sarstın,
utanmadan, umursamadan yaşadın
Çıktım geceden,
Başım duman duman İstanbul,
Boğaziçi'nin kokusuyla geçtiğim yollardan
Adımlarımı çekerken düğümlendi boğazımda hüzün.
Çıkmak istercesine dışarıya çırpınan canım,
Ah canım,
Can Yücel doğru söylemiş;
alışkanlıklar ağır basıyor,
kök salıp duruyoruz.
bir ömrün bedelini
bir ömür ile ödüyoruz.
dişe diş - kana kan yani...
İki dudak arası sevgi kustum,
İlk aylarım çok ağırdı sevgili...
Keskin bir sancı yokluğunu sarıp
Acımasız parçalıyordu beyin hücrelerimi.
Gecelerim sevdama ninni söyleyerek geçti,
Şimdi sen,
Yeni keşfettiğin dünyanın
Sahte güzelliğine kanıp
Uykuya dalacaksın.
Yağmur da yağıyor şehrin üstüne
Toprağa bereket, sana huzur veren.
Canımsın...
Yüreğimden bir parçasın!
İçimi alev alev yakan,
Ruhuma hüznü ve sonsuz sevinci
Aynı anda damgalayan;
Tadına vardıkça doyumsuzluğumu arttıran,
Bahar geldi, yeryüzüne neş'e geldi,
Bir özgür kelebek olmak umudu var şimdi.
Beklemenin ağır yükünü çıkarıp atmak var,
Seni doyasıya sevmek var, beceremediğim.
Çiçek dalında güzel, sen olduğun yerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!