Aşkın Tiyatrosu 7

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7471

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Aşkın Tiyatrosu 7

Yakınlığın Sessizliği
deniz kıyısında yürürken Aşk,
rüzgâr baharın ince kokusunu saçlarına bırakıyordu,
çınarlar gölgelerini üzerimize eğmişti,
ve dünya sanki bizi koruyan büyük bir kalp gibi atıyordu.
sen biraz yaklaştın,
ben biraz sustum,
çünkü bazı yakınlıklar kelimelerle değil,
sessizlikle büyür.
elinin sıcaklığı omzuma değdiğinde
kalbim hızlandı,
ama bu bir korku değildi,
bu yaşamın kendisiydi.
ve o an düşündüm:
insan sevdiği kişiye yaklaşırken
aslında dünyaya yaklaşır.
çünkü aşk,
iki insan arasında değil,
iki varoluş arasında kurulan bir köprüdür.
Aşk

Deniz ve Düşünce
çınarların arasından denize baktık Aşk,
dalgalar güneşi taşıyor,
su mavi bir felsefe gibi uzanıyordu.
ben sana dönüp dedim:
“deniz neden bu kadar huzurlu?”
sen gülümsedin,
ve o gülüş
bütün kitaplardan daha derin bir cevap oldu.
çünkü bazı cevaplar
kelimelerle değil,
bir bakışla anlaşılır.
o an anladım:
bilgi insanı büyütür,
ama aşk insanı tamamlar.
ve insan tamamlandığında
dünya daha az karmaşık görünür.
Aşk

Baharın Ateşi
rüzgâr biraz ısındı Aşk,
güneş çınarların arasından geçerek yüzüne düştü,
ve o ışık kalbimde bir ateş yaktı.
ama bu ateş yakmıyordu,
ısıtıyordu.
sen bana yaklaştığında
zaman yine yavaşladı,
ve aramızdaki mesafe
bir nefes kadar kaldı.
o an düşündüm:
arzu kötü değildir,
çünkü arzu
hayatın kendisidir.
ve insan sevdiği kişiyi isterken
aslında yaşamı ister.
senin gözlerinde
o yaşamın ışığını gördüm.
ve içimde bahar biraz daha büyüdü.
Aşk

Umudun Felsefesi
Ordu’nun sokaklarında yürürken Aşk,
gökyüzü yavaşça turuncuya döndü,
deniz ışığı yumuşattı,
çınarlar akşamı sessizce karşıladı.
ve ben düşündüm:
belki de felsefe insanı karanlığa değil,
umuda götürmek içindir.
çünkü düşünmek
karanlığı görmek değil,
ışığı anlamaktır.
sen elimi tuttuğunda
o düşünce gerçeğe dönüştü.
çünkü umut,
bir teoriden değil,
bir dokunuştan doğar.
ve o dokunuş
insanı hayata bağlar.
Aşk

Aydınlık Kalp
akşam yavaşça geceye dönerken Aşk,
deniz hala mavi kalmak için direniyor,
çınarlar rüzgârı saklıyor,
şehir sessiz bir huzura bürünüyordu.
sen başını omzuma yasladın.
o an dünya durmadı,
ama kalbim durdu.
çünkü bazı anlar
zamanın dışındadır.
ve o an
hayatın bütün karmaşası anlamını kaybetti.
sadece sen vardın,
sadece ben,
ve aramızdaki sıcaklık.
ben düşündüm:
insan dünyayı değiştiremez,
kaderi yenemez,
acıdan tamamen kaçamaz.
ama sevebilir.
ve sevmek
dünyayı daha yaşanabilir bir yer yapar.
o yüzden Ali,
Ordu artık sadece bir şehir değil,
bir kalptir.
ve o kalp
bahar gibi atmaktadır.
Aşk

Geceye Açılan Bahar
gece yavaşça şehrin üzerine inerken Aşk
deniz kararmıyor, sadece derinleşiyordu,
çınarlar rüzgârı daha yumuşak taşıyor,
ve bahar gecesi kalbimizin ritmine uyuyordu.
sen yanımda yürürken
zaman artık ağır değildi,
aksine hafifti,
çünkü insan sevdiği kişiyle yürüdüğünde
gelecek korkusu bile sessizleşir.
ben düşündüm:
belki de aşk,
geceyi bile aydınlatan tek şeydir.
çünkü karanlık
ışığın yokluğu değil,
sevgisizliğin gölgesidir.
ve sen yanımdaydın,
o yüzden gece korkutucu değildi.
Aşk

Düşüncenin Ateşi
deniz kıyısında oturduk Aşk,
dalgalar sakin bir felsefe gibi kıyıya vuruyor,
gökyüzü yıldızları bir düşünce gibi dağıtıyordu.
sen bana baktın,
ve o bakış
bir kitap gibi açıldı içimde.
o an anladım:
insan sevdiği kişiyi düşündüğünde
düşünce bile güzelleşir.
çünkü aşk,
aklı yok etmez,
onu derinleştirir.
senin yanında düşünmek
karanlık bir sorgu değil,
aydınlık bir keşifti.
ve keşfetmek
yaşamaktır.
Aşk

Yakınlığın Baharı
rüzgâr biraz daha ısındı Aşk,
gece baharın kokusunu taşımaya başladı,
çınarlar gölgelerini yumuşattı,
ve dünya sanki bize yer açtı.
sen bana yaklaştın.
çok yavaş.
çok sıcak.
ve aramızdaki mesafe
bir kalp atışı kadar kaldı.
o an düşündüm:
insan sevdiği kişiye yaklaşırken
kendi ruhuna yaklaşır.
senin nefesin yüzüme değdiğinde
kalbim hızlandı,
ama bu korku değildi,
bu hayatın en saf hâliydi.
ve bahar
içimizde büyüdü.
Aşk

Umudun Işığı
Ordu’nun sokaklarında ışıklar yanarken Aşk,
deniz geceyi sakince taşıyor,
çınarlar gökyüzünü koruyor,
ve şehir huzurlu bir düşünce gibi duruyordu.
sen elimi tuttun.
o an dünya daha aydınlık oldu.
çünkü umut,
geleceğin garantisi değil,
şimdinin sıcaklığıdır.
ve o sıcaklık
parmaklarının içindeydi.
ben düşündüm:
insan sevdiğinde
gelecekten korkmaz.
çünkü aşk,
geleceğin karanlığını bile aydınlatır.
Aşk

Kalbin Aydınlığı
gece derinleşirken Aşk,
deniz hala sakin,
çınarlar hala yumuşak,
ve bahar hala sıcak.
sen başını omzuma yasladın.
o an içimde bir sessizlik doğdu.
ama bu boşluk değildi,
bu huzurdu.
çünkü insan sevdiği kişiyle sustuğunda
kelimelere ihtiyaç kalmaz.
ve ben o sessizlikte şunu anladım:
aşk,
dünyayı değiştirmez.
ama insanın dünyaya bakışını değiştirir.
ve bazen bu
bütün evreni değiştirmekten daha büyüktür.
o yüzden Aşk,
Ordu artık sadece bir şehir değil,
bir kalp gibi atıyor.
ve o kalbin içinde
bahar hiç bitmiyor.
Aşk

gece yavaşça şehrin üzerine inerken Aşk
deniz kararmıyor, sadece derinleşiyordu
çınarlar rüzgârı daha yumuşak taşıyor
ve bahar gecesi kalbimizin ritmine uyuyordu
sen yanımda yürürken
zaman artık ağır değildi
aksine hafifti
çünkü insan sevdiği kişiyle yürüdüğünde
gelecek korkusu bile sessizleşir
ben düşündüm
belki de aşk
geceyi bile aydınlatan tek şeydir
çünkü karanlık
ışığın yokluğu değil
sevgisizliğin gölgesidir
ve sen yanımdaydın
o yüzden gece korkutucu değildi
Aşk

deniz kıyısında oturduk Aşk
dalgalar sakin bir felsefe gibi kıyıya vuruyor
gökyüzü yıldızları bir düşünce gibi dağıtıyordu
sen bana baktın
ve o bakış
bir kitap gibi açıldı içimde
o an anladım
insan sevdiği kişiyi düşündüğünde
düşünce bile güzelleşir
çünkü aşk
aklı yok etmez
onu derinleştirir
senin yanında düşünmek
karanlık bir sorgu değil
aydınlık bir keşifti
ve keşfetmek
yaşamaktır
Aşk

rüzgâr biraz daha ısındı Aşk
gece baharın kokusunu taşımaya başladı
çınarlar gölgelerini yumuşattı
ve dünya sanki bize yer açtı
sen bana yaklaştın
çok yavaş
çok sıcak
ve aramızdaki mesafe
bir kalp atışı kadar kaldı
o an düşündüm
insan sevdiği kişiye yaklaşırken
kendi vücuduna yaklaşır
nefesin yüzüme değdiğinde
kalbim hızlandı
ama bu korku değildi
bu hayatın en saf hâliydi
ve bahar
içimizde büyüdü
Aşk

Ordu’nun sokaklarında ışıklar yanarken Aşk
deniz geceyi sakince taşıyor
çınarlar gökyüzünü koruyor
ve şehir huzurlu bir düşünce gibi duruyordu
sen elimi tuttun
o an dünya daha aydınlık oldu
çünkü umut
geleceğin garantisi değil
şimdinin sıcaklığıdır
ve o sıcaklık
parmaklarının içindeydi
ben düşündüm
insan sevdiğinde
gelecekten korkmaz
çünkü aşk
geleceğin karanlığını bile aydınlatır
Aşk

gece derinleşirken Aşk
deniz hala sakin
çınarlar hala yumuşak
ve bahar hala sıcak
sen başını omzuma yasladın
o an içimde bir sessizlik doğdu
ama bu boşluk değildi
bu huzurdu
çünkü insan sevdiği kişiyle sustuğunda
kelimelere ihtiyaç kalmaz
ve ben o sessizlikte şunu anladım
aşk
dünyayı değiştirmez
ama insanın dünyaya bakışını değiştirir
ve bazen bu
bütün evreni değiştirmekten daha büyüktür
o yüzden Aşk
Ordu artık sadece bir şehir değil
bir kalp gibi atıyor
ve o kalbin içinde
bahar hiç bitmiyor
Aşk

Geceye Açılan Bahar
gece yavaşça şehrin üzerine inerken Aşk,
deniz kararmıyor, sadece derinleşiyordu,
çınarlar rüzgârı daha yumuşak taşıyor,
ve bahar gecesi kalbimizin ritmine uyuyordu.
sen yanımda yürürken
zaman artık ağır değildi,
aksine hafifti,
çünkü insan sevdiği kişiyle yürüdüğünde
gelecek korkusu bile sessizleşir.
ben düşündüm:
belki de aşk,
geceyi bile aydınlatan tek şeydir.
çünkü karanlık
ışığın yokluğu değil,
sevgisizliğin gölgesidir.
ve sen yanımdaydın,
o yüzden gece korkutucu değildi.
XII. Düşüncenin Ateşi
deniz kıyısında oturduk Aşk,
dalgalar sakin bir felsefe gibi kıyıya vuruyor,
gökyüzü yıldızları bir düşünce gibi dağıtıyordu.
sen bana baktın,
ve o bakış
bir kitap gibi açıldı içimde.
o an anladım:
insan sevdiği kişiyi düşündüğünde
düşünce bile güzelleşir.
çünkü aşk,
aklı yok etmez,
onu derinleştirir.
senin yanında düşünmek
karanlık bir sorgu değil,
aydınlık bir keşifti.
ve keşfetmek
yaşamaktır.
Aşk

Yakınlığın Baharı
rüzgâr biraz daha ısındı Aşk,
gece baharın kokusunu taşımaya başladı,
çınarlar gölgelerini yumuşattı,
ve dünya sanki bize yer açtı.
sen bana yaklaştın.
çok yavaş.
çok sıcak.
ve aramızdaki mesafe
bir kalp atışı kadar kaldı.
o an düşündüm:
insan sevdiği kişiye yaklaşırken
kendi ruhuna yaklaşır.
senin nefesin yüzüme değdiğinde
kalbim hızlandı,
ama bu korku değildi,
bu hayatın en saf hâliydi.
ve bahar
içimizde büyüdü.
Aşk

Umudun Işığı
Ordu’nun sokaklarında ışıklar yanarken Aşk,
deniz geceyi sakince taşıyor,
çınarlar gökyüzünü koruyor,
ve şehir huzurlu bir düşünce gibi duruyordu.
sen elimi tuttun.
o an dünya daha aydınlık oldu.
çünkü umut,
geleceğin garantisi değil,
şimdinin sıcaklığıdır.
ve o sıcaklık
parmaklarının içindeydi.
ben düşündüm:
insan sevdiğinde
gelecekten korkmaz.
çünkü aşk,
geleceğin karanlığını bile aydınlatır.
Aşk

Kalbin Aydınlığı
gece derinleşirken Aşk,
deniz hala sakin,
çınarlar hala yumuşak,
ve bahar hala sıcak.
sen başını omzuma yasladın.
o an içimde bir sessizlik doğdu.
ama bu boşluk değildi,
bu huzurdu.
çünkü insan sevdiği kişiyle sustuğunda
kelimelere ihtiyaç kalmaz.
ve ben o sessizlikte şunu anladım:
aşk,
dünyayı değiştirmez.
ama insanın dünyaya bakışını değiştirir.
ve bazen bu
bütün evreni değiştirmekten daha büyüktür.
o yüzden Aşk,
Ordu artık sadece bir şehir değil,
bir kalp gibi atıyor.
ve o kalbin içinde
bahar hiç bitmiyor.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 5.04.2026 22:48:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!