Seni bir yalnızlık gibi sevdim,
kalabalığın ortasında bile
hep sana çıktım.
Adın,
dilimde duran bir kelime değil artık;
içimde yürüyen
uzun bir gece.
Özlemek…
senin bende bıraktığın
en güzel yorgunluk;
geçmiyor,
ama ben de dinlenmek istemiyorum.
Bir bakışın vardı,
şimdi sadece hatırası kaldı;
ama insan bazen
bir hatırada bile yaşayabiliyor.
Ve garip…
en çok da
kavuşamayacağını bildiğin kişiyi
ömür boyu seviyorsun.
Aşk
SENİ
Seni bir yalnızlık gibi sevdim,
kalabalığın ortasında bile
hep sana çıktım.
Adın,
dilimde duran bir kelime değil artık;
içimde yürüyen
uzun bir gece.
Özlemek…
senin bende bıraktığın
en güzel yorgunluk;
geçmiyor,
ama ben de dinlenmek istemiyorum.
Özlemek…
senin bende bıraktığın
en güzel yorgunluk;
geçmiyor,
ama ben de dinlenmek istemiyorum.
Bir bakışın vardı,
şimdi sadece hatırası kaldı;
ama insan bazen
bir hatırada bile yaşayabiliyor.
Ve garip…
en çok da
kavuşamayacağını bildiğin kişiyi
ömür boyu seviyorsun.
Özlemek…
senin bende bıraktığın
en güzel yorgunluk;
geçmiyor,
ama ben de dinlenmek istemiyorum.
Özlemek…
senin bende bıraktığın
en güzel yorgunluk;
geçmiyor,
ama ben de dinlenmek istemiyorum.
Aşk
Seni düşünmek, karanlık bir odada
kendi gölgene yabancılaşmak gibi.
Her şey yerli yerinde aslında:
Masa, pencere, saat…
ama ben,
hiçbirinin içinde kendimi bulamıyorum artık.
Sen gittin.
Bunu kabul ettim sanıyordum.
İnsan kendine
çok kolay yalan söyleyebiliyormuş.
Çünkü bazı ayrılıklar bir anda olmuyor;
her gün, biraz daha eksiliyorsun içimden
ve biraz daha acıyor.
Sokakta insanlar birbirine çarpıyor,
gülüyor, konuşuyorlar.
Ben hepsini uzaktan izliyorum;
sanki onların dünyası başka, benimki başka.
Belki de aşk, insanın kendi yalnızlığını
başka bir insanın içinde kısa süreliğine unutmasıydı.
Şimdi yalnızlığım geri döndü.
Üstelik seni de yanında getirerek.
Ve en kötüsü şu: Bir gün seni unutursam,
bu acının bile anlamı kalmayacak.
Aşk
DÜŞÜNDÜKÇE
Seni düşündükçe
aynı melodiyi
farklı şekillerde duyuyorum.
Bazen sakin,
bazen derin,
bazen tarifsiz bir yoğunlukla.
Ama hep aynı özle:
Seni seviyorum.
Başlangıçta bir sessizlik vardı
ama bu,
boş bir sessizlik değildi.
İçinde saklı notalar,
henüz çalınmamış melodiler vardı.
Ve sonra,
bir titreşim.
Bir ses.
Bir başlangıç ve biz.
Seni seviyorum.
Başlangıçta bir sessizlik vardı
ama bu,
boş bir sessizlik değildi.
İçinde saklı notalar,
henüz çalınmamış melodiler vardı.
Ve sonra,
bir titreşim.
Bir ses.
Bir başlangıç ve biz.
Seni seviyorum.
Bu,
tek bir notanın sesi değil
bir bütünün anlamı
Ve belki de aşk,
evrenin
sessizlikten müziğe geçişidir.
Ve biz,
o büyük senfoninin içinde
birbirini bulan
iki titreşimiz sadece.
Başlangıçta bir sessizlik vardı
ama bu,
boş bir sessizlik değildi.
İçinde saklı notalar,
henüz çalınmamış melodiler vardı.
Ve sonra,
bir titreşim.
Bir ses.
Bir başlangıç ve biz.
Seni seviyorum.
Başlangıçta bir sessizlik vardı
ama bu,
boş bir sessizlik değildi.
İçinde saklı notalar,
henüz çalınmamış melodiler vardı.
Ve sonra,
bir titreşim.
Bir ses.
Bir başlangıç ve biz.
Seni seviyorum.
Aşk
Seni öyle çok özledim ki,
adını anınca bile
içimde bir şey kırılıyor.
Gittin…
ve dünya eskisi gibi görünmeye devam etti;
ama insanın içi
dışarıdan belli olmadan da yıkılabiliyormuş.
Geceleri seninle konuşuyorum bazen,
sesin yok,
cevabın yok—
ama yine de susunca
en çok seni duyuyorum.
“Unut” dediler bana,
sanki bir insan
kalbinden bir ömrü çıkarabilirmiş gibi.
Oysa sen,
bir hatıra olmadın hiç;
yaşadığım her günün içine karıştın.
Bir sokaktan geçerken,
bir şarkı duyarken,
çayı fazla demli içerken…
hep biraz sen çıkıyorsun karşıma.
Yine de içimde
küçücük bir umut var;
belki dönersin diye değil—
bir gün seni düşününce
canımın artık yanmayacağına dair.
Ama galiba bazı aşklar
acıyarak yaşamayı öğretiyor insana.
Ve ben,
seni hâlâ
biraz acıyla,
biraz umutla seviyorum.
Aşk
Seni özlemek
bir alışkanlık oldu artık.
Sabah var,
gece var,
bir de senin yokluğun.
Gitmedin aslında;
yalnızca görünmez oldun.
Ve insan,
en çok görünmeyene
dokunmak istiyor.
Galiba aşk,
tam da bu:
Birini kaybettikten sonra bile
ondan vazgeçememek.
Aşk
Özlemek…
senin bende bıraktığın
en güzel yıkım.
İnsan bazen
en çok canını acıtan şeyi
en çok seviyor.
Bir akşamüstüydün sen,
gittin
ama gölgen
duvarlarımda kaldı.
Ve ben,
her yalnız kaldığımda
biraz daha
sana dönüşüyorum.
Aşk
Seni bir gece vakti sevdim,
şehir uyuyordu,
içimdeki yalnızlık hariç.
Adın,
dilimde duran bir kelime değil artık;
kalbimde yavaşça yürüyen
uzun bir şiir.
Özlemek…
senin bende bıraktığın
en zarif acı;
geçmiyor,
çünkü ben de geçmesine izin vermiyorum.
Bir bakışın vardı,
şimdi yalnız hatırası kaldı;
ama insan bazen
bir hatıranın içinde bile yaşayabiliyor.
Ve garip…
en çok da
kavuşamayacağını bildiğin kişiye
alışıyor kalp.
Aşk
Zaman geçiyor derler.
Oysa zaman,
seni düşünürken yerinde duran
yorgun bir saatten başka nedir ki?
Aşk
Kayıt Tarihi : 10.05.2026 07:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!