Gurbette her zaman, aşkınla yakıp,
Ardına bakmadan gittin ansızın...
Kırık bir kalp ile sevdayı yıkıp,
Gözyaşı dökmeden gittin ansızın...
Bir ezan sesiyle ağlardık erken,
Sakın bu dertleri, koyma içine,
Alacaksan gayrı, al gizli kalsın.
Kim derdi ki aklar, düşmüş saçına,
Sileceksen gayrı, sil gizli kalsın.
Çekilenler bugün, aşkın bedeli,
Yürekler ağlayıp, feryat ederken,
Gönül kıran kalple işim zor benim,
Dermansız dertlerle çekip giderken,
Dermân benim, fermân benim, fer benim.
Dertli gönülleri, saran her âhta,
Kalbini, ruhunu, sevda yoluna,
Sermediysen eğer, bu kalp ne yapsın?
Hem gece, hem gündüz, aşkın koluna,
Girmediysen eğer, bu kalp ne yapsın?
Tutkunum her zaman, bal olan söze,
Baktım, her yerde zulüm, vicdanlara sığmayan,
İz sürüp derinlere, dalanları görmedim...
Bir hüznün acısıyla, gönüllere doğmayan,
Hatasını bilmeden, gülenleri görmedim...
Söz vardır ok misali, alır dalı budaktan,
Ne zaman kalemi alsam elime,
Sonsuz bir heceyle dize yazarım.
Ne bir harf kalırdı ne de kelime,
Lafları eritip söze yazarım.
Bazen ismin düşer kalpten deftere,
Hangi gam denizinde, sâhile vurdu hicrân,
Bu aşkı yâd eyleyip nemlenirdi gözlerin.
Kalbindeki sevdâyı yok ederken bu hüsrân,
Âh ile beslenerek, gamlanırdı gözlerin.
Sanma ki, bu diyârda, sen oldun şâh-ı âlem,
Bahtı kara yüreğim, neylesin bu sevdâyı?
Gönle düşen bir yârin, gözü olsam yeterdi...
İniltisi sarmışsa her taraftan dünyâyı,
Yanıp sönmüş ateşin közü olsam yeterdi...
Mukadderse ayrılık, sitem işe yarar mı?
Gecelerin, hicranla geçtiği devirlerde
Bir akşam hayalen dolaşmıştım o günlerde
Veda ediyordu, insanlar bir bir hayata
Küskün idi sineler, bütün bir kainata.
Kaplıyordu, her tarafı zulmet perde perde,
Ve acı bir inilti vardı, o sinelerde.
Bilmeden düştük biz, uzak diyara,,
Günah şimdi bizde, yara Hakim bey?
Bir sözle yıkıldık ömrümüz kara,
Suçluyu kalplerde ara Hakim bey.
Zincire vurulduk, küskün değiliz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!