Bir duâ yükselirdi, her gece secdelerden,
Şimdi hüsrânla gelen, bir ağıdım var bugün.
Takvimlere küskünüm, vakit yok gecelerden,
Bir ömürden süzülen, hicranlarım zâr bugün
Gözümde üşür cemre, yüreğimden düşerken,
Sabah ezanıyla uyanmayanlar,
Cuma mesajına doyamayanlar.
Haftalık İslâm’ı tanımayanlar,
Yatarken, cumanız hayırlı olsun.
Sanalda hep birlik, gerçekte nifak,
Perde perde aktı gökte ırmaklar,
Kayan gönlümüze, yar düştü bugün.
Tutmaz oldu artık, eller parmaklar,
Keder ocağına, kar düştü bugün.
Kıbleyi şaşırmış kalplerin hali,
Uykular kaçarken, soğuk her gece,
Kaybolan düşlere, ervah demiştin,
Şimdi İstediğim, huzur sadece,
Kara gölgelere, seyyah demiştin.
İpekten dokunuş sarmıştı beni,
Gittim bir iş için devlet babaya,
Bir selam vermeden, ‘’ak’’ dedi bana!
Kimse yok mu? dedip, baktım arkaya,
Elleri koltukta, “cık” dedi bana!
Dedim; “Ey Efendi, bir imza gerek”
Kazandım sanarken sattım varımı,
Derviş olmak için post eylemedim.
Herkesi dost bilip, attım zarımı,
Haktan başkasını dost eylemedim.
Nice söz işittim baldan tatlıydı,
Perde perde aktı gökte ırmaklar,
Kayan gönlümüze, yar düştü bugün.
Tutmaz oldu artık, eller parmaklar,
Keder ocağına, kar düştü bugün.
Kıbleyi şaşırmış kalplerin hali,
EFENDİM
Mübarek cemalin, görmeye geldim,
Günahkar halim, yamandır Efendim.
Muhabbet güllerin, dermeye geldim,
Hakikâta bakarak, yalanlardan arınıp,
Sözlerini süzmekte, erkeğin efendisi!
Menfaate bakmadan, suskunluğa bürünüp,
İzzetiyle gezmekte, erkeğin efendisi!
Mazlumun gözü yaşlı, içinde çağlar sızı,
Şimdi diller susmuş, kalpler çok hissiz,
Gönlünden duyguyu, atma evladım.
Vicdan terk-i diyar, ederken sessiz,
Hissizce bırakıp, gitme evlâdım.
Edep bir cevherdir, yere atılmaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!