Kendini büyük görüp, sakın kibirli olma!
Vefâyı terk ederek, hiç bir cânı incitme!
Bir garibi ağlatıp, kinle, nefretle dolma!
Sözde edepli olup, bir nalânı incitme!
Rızkından şüphe edip, sakın eğme başını
Başka yerde aramam , kalbin huzuru O’nda,
Rahmet Rahmet serpilen, bir zamandır secdeler.
Huzura vardığında, sükûn olur her canda,
Cümle kederi silen, bir zamandır secdeler.
Her nefeste zikirle, açılır kalpte kapı,
Bencillik yolunda, açtık bir çığır,
Zulme suskun kaldık, hep ağır ağır,
Mazlumun sesine, her zaman sağır,
Olanlar yüzünden, biz bu haldeyiz.
Kalem oynatıp da, kalırken sensiz,
Yiğidim, kalk da gör, vatan ne halde?
İhanet çemberi, şimdi her ilde,
Siper olsun göğsün, bu zulme gel de,
Sakın ha! yıkılma, kozlar bizimdir,
Yol bizim, han bizim, izler bizimdir.
Eskiden nasihat öğüt bol idi,
Her evin ocağı közü bozuldu.
Sevgiler var iken, gönül bal idi,
Sevdâların dili, sözü bozuldu.
Çarşıda pazarda mertlik kalmadı,
Aylar geçti haber, gelmedi senden.
Soldu çiçeklerim, yandım bu gece
Bu gurbetler seni, kopardı benden
Gözümden yaş döküp, andım, bu gece
Ömrüm boşa geçti, sensiz hevesle.
Perde perde aktı gökte ırmaklar,
Kayan gönlümüze, yar düştü bugün.
Tutmaz oldu artık, eller parmaklar,
Keder ocağına, kar düştü bugün.
Kıbleyi şaşırmış kalplerin hali,
Dönerken gecelerin, karanlık dünyasında,
Aşkımızdan yandığın, çölün müydü; Bu sevda?
Savrulmuş kelimeler dillerin aynasında,
Gözlerinde yaş akan, halin miydi; Bu sevda?
Kalbinde yankılanan, her aydınlık ufukta,
Zulümden yanan canlar, vicdanı delip geçti,
Ya bu zulmü durdurun, ya millet durduracak.
Zalim, göz göre göre, mazluma kefen biçti,
Ya bu zulmü durdurun, ya millet durduracak.
Herkes gözyaşı döker, ümmetin başı yerde,
Sevdân ile yanarken, aşkın ile köz oldum,
Gözündeki nur ile, geceleri yaşardım.
Her nefeste sen diye, ezelden bir söz oldum,
Sonsuzluk kervanından, sana doğru koşardım.
Adımlar atıldıkça çiçek olur her yanım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!