Ve O, buyurdu:
Nice hanı yer ile göğünden ettik
Nice şahı hanında ettik berdaht
Hanı mavuna bindirmiş o kaçan
Nice soysuz bahtı yolundan ettik.
Başlar görüyorum yürekleri habis
Bedenler, nefsiyle gezen.
Örtülü, örtüsüz çırıl çıplak!
Teni var kumaşa sarılı
Caddelere düşmüş nice kalpsiz.
Nice kalbi kırıp ta yavaş gidişine, söylenenler var bilesin!
Dost diye aramıza aldığıma laf edip, beni yere vuran bakışlar
Ahdini komayıp yerinen, acı veren, sırtını dönenler
Sana, benimde göğe sığmayan nefretim var bilesin.
Şimdi çek git! Cehennem ol! Yolun ırasın, bir daha çıkma karşıma
Hikaye de anlatılan özneye göre kadın geldiği kapı da
durdu düşündü;
ne isterse almalı, bulmalıydı sevdiği her ne varsa, her ne olursa.
Bir daha düşündü;
ya üstüne kapanır bir zindan gibi hiç açılmazsa! aldıkları neye yarar!
Düşündü, düşündü!
Unutsam seni, çıkarabilsem aklımdan… Bu kalbi söker atardım.
Yapamıyorum, söz dinlemez! Seni, senden daha çok seviyorum.
Kendine acımaz! Hayatını boşa sayan ve sen kendinden geçmiş.
Bir yanlışa yanlışla giden! Benimdir bol keseden harcadığın yarınlar.
Sen yana dur… Çekil! Masum değilsin. Ne gülsün cana batan.
Beni ağlatmaya sebep arama hiç
Zaten sessizliğine çok içerliyorum.
Yüreğim aşina oldu sayende
Her acıya kapıyı açık bırakıyorum.
Güller açtığı vakit ayak sesinden tanırdım
Bir çığ gibi düşüyor aklın uçurumlarından
Hiçbir şey olmamış ve doğmamış zamandan
Hazır ve naildi
Akıl kapılarında
Örse düşmüş bir demir gibi dövülecek
Her gün sövülecekti
Bizim gibiler bahtsızdır arkadaşım; bir yamaca menekşe olsak gelen rüzgardır, bir gül olsak düşen dolu. Kuzeye bakan yamaçlara yosun olsak, ne ay ışığı vurur bize, ne sarıldığımız toprak sever! O yüzden taşlara sarılmamız, ondandır içimizin soğukluğu, biz kuytularda boşuna unutulmadık. Sevilmedik hiç bir zaman can avlusunda, ne yürek bildi sevdamızı, ne yüreği olan. Ne çok kandırıldık arkadaşım, ne çok aldatıldık! Yüreği zehir olsa bandık aşka, iki kelimeye baygın sevdaya kaldık. Ağlatma arkadaşım, sızlatma! Gözlerime yazık. Yine yalnızız senle dün gibi, öteki gün gibi, belki hafta ve ay gibi, kaldık arkadaşım kaldık! Biz aşk'tan kaldık bu ömür sınavında...
Silinsin mi?
Alnından kurak yazlar
Mizaçlar, çizil sin mi?
Haybeye düşen onca yaşanmışlık
Bunca biriken!
Değer mi?
Yakın düş berrağım, uzağa kalmak zahmettir
kopacak bir ip gibi olmaktan, uzaklardan cayalım.
Kalalım senle biz, akdi bir küle dönmüş
ateşlere varıp da yanan, iki canı bir nefeste olalım.
Bırak! Bu ayaz dışarıda biz sizlere üşüsün.
Kış eğlemek yüreği aşksızlara değsin, bırak!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!