Biraz zaman, biraz ican'ı yer görmüş
Dalgınlığa veriyoruz, uzun etmeden!
Kederli başımıza yokluğu düşmüş
Tutuyoruz anam, damla damla! ..
Gelmeye hazır dökülecek
İçimizi...
Tutun! Dökülürken biraz, düşmeden daha
Sermeden can özümü yere, dalda tutun.
Vurun! Pirinç bir ok gibi, gözüne kaderin
Kör bahtımdan vurun, doyun al kanıma.
Mehr ile sargın canıma, vurduğun yeter!
O kolyeden bende vardı, boynumda görülen
resimlerde kalmış...
O kolye, ona sahip çıkamayan boynuna gitti
boynunda bitti! Üstünde ''Allah'' yazan aşkımız...
Sevgiden bahis açar şimdi bütün günahları
kumara yüz vermiş kalbi insanın, aşk üzerine.
En çok gördüğüyle ilgilidir aptal insan
düşünceleriyle ilişkilendirilmiş bir hiçi,
erotizme çeviriyorsa korkun ondan.
Onun gerçekle işi yok, sapkın inancı;
tüm güzelliklerin üzerinde bir töhmettir.
Zahmet buyurmaz iyiliğe giden yolda
Önce korkmuş gibi görün,
sessizce boynuna eğil ve benimle gel de.
Eee Sonra da;
asmak için kendini bir gökkuşağı dile! ..
İstersen, imdat! .. De... Veya defet kendini.
Ve sen halim!
Ağlama sakın, yanaklarıma yaş salma yüreğim!
Çocuk değilsin daha çok düşer başım hüzünlere.
Görürsün belayı, sükûnet etti diye aldanma!
Her acıdan inlerken zaman vuracak, o dinlenmez
Boynumu eğme! Yıkma beni sakın, sen yerlere.
Kulağımda acı bir ses!
Dinliyorum, ben çıkmışım aradan
bensizlik içinde;
hani kefenim, hani mezarım benim,
hani, kanlı bir ceset olup düşesim! ..
Bu anlar, öyledir bana!
Peki, ne gün beklesin bu sabahı
ne kıyılar suyunu denizin.
Ne martıları duyalım biz, biz olalı yürekçe
bir mezar getirsin okunan ezanlar
kelamı sen duyur, sen duyur herkese
herkes de duysun cehenneme gittiğimi.
Saçmalıktır şiir biraz aslında
Saçmaktır kendini şu orta yere!
Senin olma ihtimali sıfır olan için;
Yüzde yüz olmaktır, dönmeyen yüze.
Bir ıssızlık oturmuş içimin kapısına
bir aralık bulmuş aman diyeyim,
Eyvallah etmezsem, kim selam verir bana.
Ay gibi tutulur, mateme oturur ve gitmez
lir gibi çalınır şahıma.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!