Ölüm nedir ki bir kez ölene
İnsan iki kez ölür mü Duygu’m
Vurmak istersen bir daha yine
Kaşlarını yıkıp ta bakıver yeter
Bir bakışın esiriyim gözlerinin önünde
Hasretin kalbimde hançer misali
Bülbül eyler dalında inletir beni
Aşkım sabrımı deniyor sanki
Nefesim tükendi, sustum be gülüm
Gözlerinde gördüğüm, yalan değil gerçekti
Tek kelime etmeden konuşurduk seninle
Meçhul cümlelerin mimarıydık biz
Hep karşıdan bekledik o ilk cümleyi
Gurur zindanının mahkûmuyduk biz
Gözlerimizden dökülürdü efsunlu cümleler
Gönül sürünmekten zevk mi alırsın
Olur, olmaz dallara gider konarsın
Bir bakışa bir gülüşe ne yazık kanarsın
Bilmez misin sonunda alev alırsın
Yanarsın ey deli gönlüm yanarsın
Gözlerin sevdayı düşerken
Gönlümün satırlarına
Ben düştüğüm halin
Adını bilmiyordum
Sen sevdayı söylerken
Sana sevdalıyım diye darağacına çekilirken
Saçlarını ilmek eyle boynuma takılırken
Hangi sevda öldü ki darağaçlarında
Ölümler yaşatır beni, beni sevdan öldürür.
Silahlar masum kalır gözlerin bakıyorken
Kavuşmak hayal olursa sana
Gözyaşlarım toprağa kavuşur elbet
Damla damla düşen gözyaşım
Yağmurlarla yarışır elbet
Yar aşkın kandilini yakan sen oldun
Terk edip gitmekle terk edilmiyor
Yandığın o diyar
Bu ateşe mesafeler kar etmiyor ki
Bin diyar öteye kaçsan ne çıkar
Kalbinde seninle gelirken
Uzaklık mümkün mü kalbinde taşıdığına
Bak karşındaki yaşlı gözlere
Dilinde adın var senin eserin
Saçındaki aklara yüzündeki kasvete
Gözünde izin var senin eserin
Gözleri dalıyor meçhul yerlere
Yıllarca beklediğim baharım
Her derdine katlandığım hazanım
Her gece çöken efkârım
Sen olamazsın
Resmine bakarken dalıp gittiğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!