Vazgeç gönül bu sevdadan
Yetmedi mi çektiklerin
Umutlar yeşerttiğin gönül bağından
Yetmedi mi biçtiklerin
Şirinler uğruna yüce dağlardan
Seni yıllarca bekledim desem
Uğruna bir ömür harcadım desem
Geçen yıllarımı geri istesem
Ver desem bir günümü, verecek misin?
Bu aşkın sırrına bir erebilsen
Çiğdemlerden baharı haber alınca
Çiçeklerin kokusu seni sarınca
Bülbüller vuslatı fısıldayınca
Yağmurlarla gel sevdiğim, yağmurlarla bana
Döktüğüm yaşların hesabını unuttuğumda
Nice hülyalar kurarken senle
Batırdın hepsini bir tek kalemde
Kerem’in Aslı’yı sevdiği demde
Sev deme bir daha sevemem seni
Saçların ağarıp döküldüğünde
Bir yel esse şu yarama
Yar bana yaradır ben yara
Bir of çekip efkârıma
Dağıl desem dağılır mı
Vuslat olsa bizden yana
Bir defne yaprağı eyledi seni kader
Nakış nakış gönlüme taç ettim seni
Senden umduğum, beni yar eder
Umulmaz dertlere, yar ettin beni
Bir güldün yüreğimde, açıp serpilen
Bir alfabenin iki uzak harfiydik sanki
Ben elifsem sen ye idin
Aramızda mesafeler vardı…
Bir haritanın iki uzak köşesiydik işte…
Ben senin iklimine kapılmış giderken
Sen başka şehirde, başka iklimlerdeydin
Bu gönül adını Duygu diye yazdı
Zamanın seyrinde tutku diye yazdı
Baki kaldı aşkın vurduğun yüreğimde
Bu gönül adını, katil diye yazdı
Odamın karanlığını kandiller bozardı
Ezanlar okunurken oturan sağırlar gördüm
Gördüğüne aldanıp manzaraya tapanlar gördüm
Olmazlar oldu gözlerimin önünde
Nice olmazların olduğunu gördüm
Saraylarda dilenen zenginler gördüm
Sabah akşam seni söyler dillerim
Pişmandır ağlar, sana bakan gözlerim
Aldırmam zamana halen seni beklerim
Takvimler acımasız, neredesin sevdiğim
Yürümez, dermansız kaldı dizlerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!