Güneşi vezir yapsam, cihana padişah olsam
Şimşekler elimde, rüzgârlara emir salsam
Doğudan batıya hükümranlık kursam
Sensiz saltanatı söyle neyleyim
Suyu boğsam ateşi kül edip yaksam
Sevdiceğim bin örtüye bürünsen
Çektiğin nikabın gizlemez seni
Hayal olup Kaf dağında yürüsen
Aşina gözlerim görmez mi seni
Bir tenha da gül olup açsan
Seni öyle çok sevdim
Vuslatın az gelir bana
Zemherimde çiçek açsa ne yazar
Sensiz baharlar, kış gelir bana
Gözlerinde gözlerimi rehin bıraktım
Bir ezan çiçeğidir yüzün yeryüzünde
Her baktığımda usul usul açan
Yüzün bir gül bahçesidir gözlerimde
Her köşesinden başka bir güzellik taşan
Hırçın dalgaların dinlendiği yerler gibi
Dikenler içinde açan bir kaktüs çiçeği gibi
Uğruna yılları, harcadığım bir tanem
Beni gözlerine, kul eyleyen bir tanem
Anlamadın sana olan aşkımı
Kalbimdeki sevdayı, göremedin bir tanem
Varlığın konuşurdu, her nerde görsem seni
Ömrümde duymadığım, bir tılsımlı lisanla
Sevmek masum bir duyguydu benim için
Sevmeyi özlemeyi sende öğrendim
Tutulan dilimi yalvararak söylettim
Bir tek seni sevdiğimi söyleyemedim
Uçsuz bucaksız bir ummandı gözlerin
Felek bir imkânsıza verdi ipimi
Yangınlara çekerse
Suç benim mi?
Gönül yar dibinden bir çiçek ister
Söylenmek nafile kendini dinler
Hey benim tarifsizim
Hey benim dile gelmezim
Ben seni nasıl anlatayım satır aralarında
Efkârlı bir telaş kopartırsın satırlarımda
Ne zaman ansam adını, lisanımı unuturum
Ne zaman seni anlatmaya kalksam
Sensizlik bana en büyük ıstırap
Sen hasret nedir biliyor musun?
Bitir şu hicranı çektirme azap
Sen beni yaşıyor sanıyor musun?
Aklıma düşmeden geçmez günlerim
Çölde su misali uzağım senden
Çöl yangını gibi yangınım senden
Bir uzak diyara gidiyorum ben
Üzülme sevdiğim üzülme gayri
Seninle kaybolan aydan seneden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!