Garip kalmış deli gönlüm, kalmamış ödeyecek bedel
Böyle gelmiş böyle gider, düşe kalka garip bir ömür
Koşuşturmalar arasında garip gönlüm olmuş heder
Gözyaşlarım aktı gitti hep içten içe geçti gitti ömür
Yolun sonu görünmüş ufuktan kalpler hala karanlık
Seni seviyorum...
Bir anlatabilsem, seni nasıl sevdiğimi
Hani;
Sen çiçek açar gibi güldüğünde
Benim de dünyamın ışıdığını
Sen yapraklarını döktüğünde
Önümdeki duvarlar dümdüz
Aşılmaz, geçilmez
Gönlüm yorgun düşmüş
Yürümek ayrı bir acı
Nefes almak ızdırap
Gecenin karanlığında ayazdan buz kesmiş ellerim
Kör karanlık içinde kayıp kör olmuş gözlerim
Kaldırım kenarında burnu kıpkırmızı mendilci çocuk
Gözleri ağlamaklı, çaresiz sığındığı yırtık bir gocuk
Karlar yağıyor üstüme dans ederek ahenkli ahenkli
Ağlıyorum gözümde yaş yok
Haykırıyorum sesimi duyan yok
Paramparça yüreğim, virane oldu
Tamir olsa ne olur? Yamalı bohça gibi
Yüreğim yangın yerinden kötü
Sözler iflas etti, kalem kırıldı
Artık gitmiyor teker, tümsek büyüdü
Kader denen karasevda artık
Okyanus oldu dağ oldu
Yuttu aldı bütün tebessümleri
Ey deli gönül tükendim artık
Yüreğimin pınarı akmıyor artık
Sevgi pınarım kör kuyu oldu
Kalbim kırık, hayallerim bitik
Hayat su gibi akıp gidiyor
Değer denen her şey yıkılıyor bir bir
Renkler değişiyor, yüzler değişiyor
Karalar ak olmuş, aklar ise kara
Zevkler değişiyor, renkler değişiyor
Çıldırmış dünya delirmiş âlem
Uzun gecelerin sonu elbet güneş olacak
Geceler elbet bir gün hep aydınlığa varacak
İki Karanlığın arası elbet aydınlık olacak
Ulaşacağız elbet birgün sonsuz güneşe
15/12/2003
Ben
Umutsuz vakayım
Sen
Umudumsun
Yüreğimin heyecanlı atışları içinde
Ben




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!