Bulsam yatarım bir söğüdün gölgesine
Yar gelse içimden geçiyor öylesine
Öpsem dudağından tadarak sevgisini
Ben can veririm kahve gözün böylesine.
Bir sır gibi kaybolmada sessiz sedasız
Benden de kaçıp gitmedesin ey vefasız
Olsan da cehennemde bulurdum seni ben
Bir sorgu sual eylemeden her defasız.
Öfkem kabarır bir de benim işte o an
Taş olsa düşer baktığımız, haydi dayan
Yol bulmayacak kahpeliğin tez tükenir
Düşmanlara son şans tanımaz gayri zaman.
Bir coşku girer kalbime yar olmalıdır
Taştıkça taşan sevgisi bol olmalıdır
Aşk dendi mi yanmak geliyor aklımıza
Olmazsa akıl kendine kor bulmalıdır.
Aşk bilmeyenin aklına bir şaşmalıdır
Bir Leyla peşinden yürüyüp koşmalıdır
Çöllerde yanan Mecnun’u görsün hele bir
Bir tendeki kabtan aşarak taşmalıdır.
Boşa geçtiklerini sanma,
Küllerin rüzgarda savrulduğuna.
Nice fırtınalar esen gecelerde,
Kenetlenmiş bir aşktan arta kalan,
Hazin bir avuç sevdadır savrulan.
Rüzgar! Üstünde esme,
Aşıklar oyuncu olmuş, yer alır
Dünyaysa kurulmuş bir sahne
Hasret, gözyaşı, umutla kahır
Bir oyun oynanmadı böylesine
Sevilenler hep uzağa atılır
Döşlere vurulur, yırtılır sine
Gül açılmış bülbül konmuş dalına
Keskin’e giderim düştüm yoluna
Mevlam sabır versin gayri kuluna
Keskin’in dağları matem bürünsün.
İçimdeki yarayı deştikçe deştim
Gözüm görmese yitiklerimi, gönlüm hoş olur desem de,
Bıraktığın izler canlanır,kalbimin derinliklerinde,
Gerçeği yansıtmaz dilim,seni sevmediğimi söylese de,
Ürperir tüylerim, sensiz geçen günleri düşündüğümde.
Salim Tokaça türkü
*
Azak denizi gibi dalgalanır
Kokusu kekik keki Tatar kızı
Gönül gözünde tüter duygulanır
Gözleri çekik, çekik Tatar kızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!