Gurbet öyle bir sancı ki
Yüreğime derdi düştü
İçin için yiyor sanki
Pençe pençe beni deşti.
Ne tarafa gideyim ben
Yıldızları görsem de
Bir seven bulamadım
Kor yansa da gönlümde
Zevkini alamadım.
Ne gönlüm hoş burada
Bu işlem burda bitmiş artık gönül sırt dönmüş
Deli gibi sevdiğim günler geriye düşmüş
İçimde yanan ateş yok, bir kor vardı sönmüş
Boşuna uğraşıp da kapımı çalma sakın.
Ardın süre göz yaşı dökecek olan kimmiş
Şehveti şarapla azdırıyorlar
Namusun içine sızdırıyorlar
Sağlam olan nesli bozduruyorlar
İnancın düşmanı bu şerefsizler.
Haramı helali karıştırıyorlar
' Maalesef her yeşillik güzel olmuyor. Tıpkı bahçenin bir köşesine ekilmiş haşhaş tohumları gibi. Yemyeşil açılsa da gençleri mahvetmek üzere hazırlanmış. Nobel de işte böyle bir yeşillik bence'
Nasılda denk geliyor gavurun işleri
Paçamızdan tutmaya hazır itin dişleri
Tuvalin üstüne düşer gölgen, nakşeder seni,
Aşkınla yüzüne bakmaya mahkum eder beni.
Beste oldun şarkıya, dillerde söyletir seni,
Bağrı yanık inletir, dağlarda gezdirir beni.
Dışardan bakılınca ışıl, ışıl görünür,
İçine girilince küf kokan damlar vardır,
Nice canlar biliriz, sufiliğe bürünür,
Adam kandırır, iki yüzlü adamlar vardır.
Bürünsen kurt postuna, bir kurdu andırırsın,
Aştım geldim de yüce dağları ben,
Sıyıramadım yüzümden hüzünü,
Örtmüşler beyaz çarşafı üstüne,
Göremedim son kez senin yüzünü.
İhya etmedi, hiçbir canlı beni,
Uzat ellerini ısınayım, üşüyorum,
Uzat ellerini tutunayım, düşüyorum,
Aşkın sıcaklığını duyayım koynunda,
Avuçlarına bakıp yapayım düşü – yorum.
Uzat yanaklarını öpeyim, anıyorum,
Seninle olmak için el ele, yürürüm mahşere,
Allah’a yalvarır, vuslata giderim meleklere,
Dua ol sen semada, seninle yayılırım göklere,
Göğe açık avuç bulurum, gözüne nur gelirim.
Aramızda dağlar olsa, zincir vuramam gönlüme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!