Gönlü seven asıl olur,
Sözle derler fasıl olur,
Ayrılık kızılcık şerbeti,
Dökülen kan kızıl olur.
Gönlüm güle benzerdi, seven kadrini bilmez,
Harcar beni kendince, içinden bile geçmez,
Yar meyhaneden geçse, içer sevdayı görmez,
Her şarkıda bir duble atar, kahrederim ben.
Gün aşmasa dağlarda, karanlık göremezsin,
Su olsan alemde, kendince akarsın,
Cennetin ab-ı kevseri var önümde,
Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın,
Patlayan yanardağlar benim gönlümde.
Nazlı yarim durmuş çeşme başında
İnci kolyeleri takmış boynunda
Elvan elvan çiçek açmış koynunda
Uzanıp da bir kez koklayı versem.
Gözleri gülüyor sevinç içinde
NE GELDİYSE
Başımıza ne geldiyse hep güvenden geldi
Öküzü sattık da çektiğim düvenden geldi
Yüzümüze gülüp ardımızdan sövenden geldi
Bize her selamı geleni dost bilirdik biz.
Sincandan geçiyor demir yolları
Yarinden ayrılan döker yaşları
tutmak istedikçe tutmaz kolları
Kader yazgısını şer eyleyince.
Benim sevdiğime adanmış bu can
Girip çıktığı ahır
Sürekli çeker kahır
Dert soranı çifteler
Eşekmiş adam sandık
Sarıldığı düz duvar
Gecenin ortasında bir kadın,
Bilmeden gidiyordu dalgın, dalgın.
Sanki, yerde sürünen adımlarla,
Yavaş, yavaş yönelmişti kumsala.
Gök gürültüsü gibi gür yüreğim,
Bir kuş uçar gibi özgür dileğim,
Aşk olup gönlüme gir sevdiceğim,
Gözlerine bakıp bakıp ah çeksem.
Yavruyu kaybetmiş kuzular ağlar,
Güzelliği görülse de yarimin, can sıkar aksidir,
Kusursuzca görünen, yarimin suya düşen aksidir.
Çağırsam gelmez yanıma, gönlüme sorsan aksidir,
Dikenler arasında gül, güzelliğin suya aksidir.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!