Düş görürsün
Rüyasız düş görürsün
Katlanır mesafeler
Yollara düş görürsün
Dost mu çok düşman mı çok
Hele bir düş görürsün
Gönül haritamda kan her tarafta Ebrehe
Bir sel gibi akıyor yakıp yıkmaya filler
Develeri kaybettik sahipsiz bütün cephe
Bakışlar taş kesilmiş nerede ebabiller
Gökyüzü öfke kusar yeryüzünde dert sebil
Rüzgârların önünde yürürdü atlarımız
Kubbeleri süslerdi yaldızlı hatlarımız
Merhamet yeşerirdi mazlumun bucağında
Sevgi çiçek açardı evine ocağında
Duyguma köprü kemer,
Ah, bu yağmur selleri!
Üstüne vursam semer,
Dizginlesem yelleri.
Titrek dudaklarında bir fısıltı elveda,
Neden bağladın beni siyah zülüf telinle?
Gidiyor musun yoksa bu ne hüzünlü veda?
Katlime fermanımı imzala öz elinle.
Ekim miydi onu ilk gördüğümde Kasım mı?
Beni ateşe saldı Eskici Dükkânında.
İncelerken vitrini, bir yanı kirli camı,
Baktığı sade şaldı, Eskici Dükkânında.
Şiir kelamın burcu pırıltılı bir mehtap
Nakışlarla bezenmiş altın yaldızlı kitap
Her söz ayrı bir hikmet her cümle ayrı sanat
Şiirin etrafında dönerdi tüm kâinat
Satırlar harmanlardı yer ile gökyüzünü
Coşardı kelimeler görseydi yâr yüzünü
I
Yenilse de hep insan gün gelir zaman eskir
Hayallere çığ düşer solar hatıran eskir
Geceye kasvet çöker gündüzü kâbus bürür
Ömrünün baharında bakarsın insan eskir
Yorulmayan soluklar ertelemez ölümü
Binbir acı saklıyor
Saçıma düşen aklar
Sırlarına ermek zor
Kim bilir, neler saklar
Kendimi verdim gitti
Her gece süslü gemimi
Sularda süzer fenerler
Arkamdan yanıp gölgemi
Yollara düzer fenerler
Gündüz uyur geceye yâr
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!