Atımızın nallarından
Yükselir, hilal yükselir.
Kılıçlar çekilir kından,
Candan canandan geçilir.
Güneşin veda vakti bir gün daha ölürken
Ağıt yakan bulutlar yaş olup dökülürken
Sen iste, baharları ayağına sereyim
Zemheri usul usul dağlardan sökülürken
Elazığ/1999
(Teşehhüt Miktarı 2020)
Zemheri ayazında dondu düşüncelerim.
Kardelen boy verince çözün dileklerimi.
Her sararan yaprakta tarifsiz acı duyar,
Çepeçevre kuşatır hüzün dileklerimi.
Bir kış günü doğmuşum
Beni karla yumuşlar
İsmim hasret koymuşlar
Bir kış günü doğmuşum
Babam, damda kar kürür
Hâlâ hatırlıyorum, fırtına kapıdaydı
Gidişin zemheriydi, dönüşün bahar olsun
Gece sakin; yol tenha, metruk bir yapıdaydı
Gidişin zemheriydi, dönüşün bahar olsun
Veda ettiğin yeri her gün öpüp kokladım
Haftayı tükettim gün yitik kuştu
Saat sermayemi saçtım dört kulaç
Takvimler bir yerde yandı tutuştu
Zamanla arayı açtım dört kulaç
Gözümü kapadım rüyaya düştüm
Yola düşerim hemen bir yolluk tel eylesin
Aşılır mesafeler uzaktan el eylesin
Hangi dağın ardında hangi şehir kaç fersah
Deryayı yol eylerim yeter ki gel eylesin
Batman/2005
(Kuşatılmış Yalnızlık 2021)
Allah’ım
Ne varsa dik devrilsin
Akan sular çevrilsin
Ters bir yöne Allah’ım
Allah’ım
Saati gecenin üçüne kurup
Geçmişi bir güzel kardım dün gece
Binbir düşünceyi harmana vurup
Zamanı geriye sardım dün gece
Kırk yılı bir anda eleğe vurdum
Nereye bu akın çığlık çığlığa,
Temeller sarsılır çatı düşermiş.
Mızrağı saplanır kör karanlığa,
Yıkılmaz denilen hattı düşermiş.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!