Destan vartalardan karayip beşik;
yön verdiğidir neler neler uğruna,
nedir şu köşede sırıtan sırtta çıkın, DELİK KAŞIK(2)
Haznesini sırtlanan ama fırtınalar var gene,
potansiyel lavı taşırdı taşıracak mağma.
Ben bir şey değilim, gidiyorum,
İlerliyorum sadece:
*
Boş-dolu olan kırmak için
Testilerini Tanrı’nın, kiminde.
bir kişinin yasal olarak suçları ispat edilmeden kendi başına yargılamak
olaylarının yaygınlaşması anarşi doğurur. her sözden hazzetmek zorunda değiliz
ama en azından herkesin kendini anlatma hakkı vardır suç işlemedikçe. mesela ben
kendi adıma dersem -yerinde olmazdım zaten ya, bazı lafları etmeyeceğimden dolayı- O.Pamuk olaydım, alır o gece
ödülü yere atardım Stockholm`de. fakat insanları öldürmek olmaz. Demokrasinin
sağlığına inanıyorsak ki Osmanlı`dan beri gelen bir süreç değil mi ki ya bu bize hemen hiç
Hüzün olmasaydı şiir kendiyle doğmazdı
ve şiir olmasa hazanlar yeniden fakat
farksız çiçekler açamazdı ruhundan
tuzun sekerek ve kılcallarından yaprak
yeşilinin- buluştuğu mavi gökle!
Masmavi gök! sen benim yüreğimi sök!
İki resepsiyonlu Gül'ü geçtik;
bir daha anıtkabir'e gelme Kevin, gelirsen orda olur bacaklarını kırar eline veririm. insanı zorla dürtüyorlar, zorla...
bu lafımda kesinlikle yaşar büyükanıt'ı eleştirmedim kevin costner'la konuşanlar arasında olduğu için, bunun sebebiyse ne konuştuğunu tamı tamına bilen bir insan olmasına büyük saygımdır. görevinin yaklaşımlarını sergiliyor. ama şu kadarı var,2. kere hükumeti seçmekle artık, darbeye karşı öyle ya da böyle haklı gerekçeleri olan bir kısım insan, bu haklılıklarını yitirmişlerdir. ve artık sadece bekleyecekler. yani kendi elleriyle kendi iplerini çektiler. insan kendi askeriyle savaşmaz, git de düşmanla savaş. samimmiyeti sıfırdır artık bunların benim için
Gelip istediğinle konuşabilirsin ama hiç bir şey yokmuş gibi ortalığa sırıtamazsın!
(olumlu, olumsuz) katkılarını esirgemeyen tüm can dostlara teşekkür etmek istedim. sağolun iyi ki varsınız
Türkiye’de padişahlık sistemi işliyor. Başbakan ve maliyeci bakanın tılsımlı bir dokunulmazlığı oluştu(ruldu) medyada. Buna kanaltürk’te Emin Çölaşan da değinmişti. Son zamanlarda belki, eğitim bakanımız da bu padişahlık varyasyonlarının görüntüde ileri manevralarına eklendi. Tabi, başka türlü amaçlarına nasıl ulaşmaları olası olabilir ki, sadece despotizm işlerine gelir. İyi de acaba sn Çölaşan “gücümüz yettiğince..” iyi niyetli lafını sarfederken ve çok çabalamış haklı cumhurbaşkanımız sn. Necdet Sezer arabasıyla Emin Çölaşan’a selam vermek için yollarda görevini bırakmadan önce oralarda durururken; ne yapacakların tasarlıyorlar mıydı? Asla bir köşeye çekilip oturamayacağız, yaşlanınca bile; tarih bize bu lüksü tanımadı –bunun iyi yönleri de var, zor yönleri de… Ya ordu napıyor, kendi bildikleri var kesin, ama izin verilirse benim fikrim şudur ki, hiç köşeye çekilip olan biteni seyretmeye gerek yoktur, suçlular vakit geçirilmeden cezalandırılmalıdır çünkü bu kadar kötülüğü bir arada gördüğünü zannetmiyorum ben Atatürk Cumhuriyeti Dönemi’nin. Atamıza bağlıyız, acı çeken insanlarımıza cumhuriyeti vermeye mecburuz, o halde haydi kolları sıvamaya. Gerekli her şey yapılmalı, ama bu millet şeriata ve bölücülüğe teslim edilmemeli. Hükumettekilerin malum lafları hala kulaklarımızda, hukukçusuna değil ulemaya güvenen, bilim yerine dini her şeyin üstünde tutar, ki bu da aklı reddetmek demektir, halbuki Kuran der ki aklınızla inanın der benim bilgime göre. Cumhuriyetin karşı durduğu dinciliktir, dindarlık değildir. Dini yönlendirmeye çalışanlar, kendi amaçlarını önemsiyor, dini ya da Tanrı’yı değil, önce bunun ayrımını koymalıyız. Alevilik ülkemizin çok önemli bir unsurudur ve tarihten gelen böyle önemli noktadakiler asla bu zorlamalara prim vermemelidir, sonuna kadr direnmelidir. Namaza zorlayanlar, küçük çocukların bile başını örtmeye çabalayanlar, bunlar insan olamaz, bence. Ne kadar ki bunlar yapılagider, kesinlikle tepkiler artacaktır, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ne İran, ne Arabistn’ız, ne de Avusturya… Herkes kendinin ne olduğunu bilsin, ve kompleksleri maske olarak kuşanarak para kazanma ve sırtını rahata yaslama sevdası ve kendini saydırma hastalığıyla bu çeşit yollara başvurmasın, bu büyük arbedeler çıkarır.
Şanlı TSK geceyarısı internet muhtırasını yanlış algıladılar, mitinglere dökülürken “ne darbe ne şeriat” lafları edildi. Bu çeşit bir tavrın “Hepimiz Ermeniyiz” yaklaşımından pek de farklı bir mantıksal süreçte işlediğini göremiyorum yazık ki. Olay şu, ‘Türkiye’de yaşıyoruz, hepimiz ermeni ve hepimiz türküz, ve hepimiz Çerkez ve hepimiz lazız, vs. Yani bu şu demek, darbe istemiyoruz denmez, zaten bunu ordu biliyor, iyiliğinden kuşku mu duyuluyor ki bu laf edilsin laiklik teminatçılarına? İnsanlar nasıl kandırılır bilmem, bu çeşit şeylerle uğraşmıyorum, akpliler çok güzel oyuna getirmişler yılların Yağmurdereli’sini. İmam Hatipli bile olsa alevi kökenli birkaç kişinin de partilerine katılması cabası.
Bu imam hatipli alevi akp milletvekili şeriatı savunmaya çalışırken, telefonla katılan Sünni bir fizik bilim profesörü ise laikliği savunuyrd olayların şekline bir bakın :) Yasama ve Yürütme aynı işlemeye başladı, son örneği de Yök başkanlığına kimin geldiğiyle alakalı. Dilerdim ki, türbanı serbest bırakmakla bu tip saçma şeyler azalsın ve gerçek olsun bu, ama bu saçmalıktır ve gerçekle de alakası yoktur. Bu laf aynı Gül’ün önceki şu lafını anımsatmaktadır: “Hayır, kötü şeyler yapmayacağım; artık Cumhurbaşkanı olunca laikliği savunacağım” İşte bu lafı ediyor ve medya buna bile pek tepki göstermiyor, ben ne diyeyim. Bunun için ödül bekliyor herhalde sn Gül. Ama bu sözünde bile samimi olamazdı zaten, şimdiki halini gene görüyoruz, hiç değişmedi. İşleri güçleri yalan dolan, talan…
Son Tandoğan mitingindeydim -bide bu uğurda rüzgar yedik nezle kaptık -hukukun siyasallaştırılmasına karşı tertiplenen. Tandoğanın oralarda birkaç türbanlı gördüm, sanırım oralara insanların neden toplandığından habersizdirler. Ama genel kültürlerini anketlere tabi tutsan pek de bilgilidirler, görürsün. Fakat olay şudur ki, tarladaki gariban ve mükemmel ninelerimiz, köylü başörtülü insnalarımız bunlar değildir. Onlar Anadolu insanıdır, türbanlılara ise bu gözle bakabilen varsa bana bir söylesin ne nedir. Hayrünnissa hanım hanımcık, türbanını çekmiş birde altına son model pembe topuklu –kim bilir kaç paraya- ayakkabı geçirmiş, eywallah, ne de çirkin ya, ayakkabının altı bile neden pembe, neden bu aptalca gösteriş, bu kadar gül suyuna uçakta ihtiyaç var mı Hayrünnisa hanım? Arap oluşumlarının geçmişini çok yerden çok şekliyle alan ülkemize taşınmasına izin vermeyeceğiz. Bizim bir sentezimiz vardır, ve Atatürk sayesinde daha da gelişen bu sentez, kendini bir de “Yurtta barış dünyada barış” ilkesi üzerine oturtmuştur. Ama şimdiki hükumet napıyor, savaş çıkarmak için sadece peçeye sarığa zorlasa iyi, bir de ağaçları katlediyor, barajlarla su ile cinayet işliyor… Suyun nasıl bir cinayet aleti olabileceğini de ilk kez bunlardan gördüm yahu. Şehirlar arası yolları para aracı olarak aşındırdılar; yakında soğağa çıkarken polisler bizden para isterse şaşmayın, işte kendi ülkemizde bunları yaşar duruma geldik; sebep? Bahçeli’nin sözünde duramaması ve ikinci kere bu bozguncuların başa gelmesi oldu -üçüncü kere olmayacak bu!
Latife Tekin'le konuşan Hürriyet yazarı Yalçın Bayer olayı şöyle aktardı: 'Az önce konuşması engellenen ve belediye başkanı tarafından ağır şekilde eleştirilen Latife Tekin şehri terketmiş.'
Yazar Latife Tekin telefonda heyecanlıydı. 3. Karabük Sanayi, Kültür, Sanat Festivali'nde hoş olmayan durumlarla karşılaştıklarını ve konuşturulmadığını söyledi...
Kim konuşturmadı?
İsmail Cem de gitti. ölen ölene. neden böyle iyi insanlar ölür:((8
keşke ben gitseydim de..
Yaşayacaksın İsmail Cem! ! ! zaman zaman ağzındaki o alaycı gülümsemeyi sergileyen tavrının ardındaki
hayata sergilediğin kararlılığı ve tavizsiz
yüreği asla unutmayacağız!
-
6o ların anayasası iyiymiş.
demokrat partiyle baslayan sureç -ki eğer menderes karşı konulmasa chpyi bile kapayacakmış- ve sonraki demirel ve gelen özal ve şimdi de erbakanın abdsever versiyonu tayyip. bu gece bunlardan bahsetti skytürkte emre kongar
bilim lineer ilerliyorsa; burda toplumda diyalektik. yaptıkları yanlarına kar kalmayacak
evet, mitinglerin anlamı kalmamış gözükebilir ama tek seferlik bir geçerli yumruk vurdurtabilirsek orduya, işte öyle bir miting...




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...