Küçükken, başkalarının şekerlerini kıskanırdım..
Büyüdüm... aşklarını kıskandım! ..
Sakın, Aşk dedikleri şeker olmasın? ..
Gülsen kahkahalarla, ince hüznün bilirim
Dünyamız, aynalarla kaplı bir oda bizim...
Uzaklar yakınlarla, kahkahalar hüzünle
İç içe, anlaşılmaz... ben seni bilmez miyim?
Günahı hayal meyal görmüşken, dokunmamış
Bir derin uykuya dalmaksa, ölüm
Bir yeşil rüyanın sıcak bağrında
Bin bir meşakkatin sonu demektir! ..
Ne hüzün, ne acı, ne gam yağmuru..
Bir huzur gölünce, Aşk dilemektir! ...
Mısralardan yontulmuş, bir Kadın arıyorum..
Dalgalarla sevilmiş, bir Kadın arıyorum
Bir Kadın ki; göğsüne, dört mevsim sığmayacak..
Geceleri, uyutmuş; bir Kadın arıyorum..
Ölüm dediğin ‘‘kuş’’ oğul!
Aşar dağdan, seçer seçer can alır!
‘‘Sevda’’ desen,bir aşınmaz taş oğul!
Coşar, candan; çizer çizer kan alır!
Süzülürse bir güvercin ‘‘Yüce’’ den
Çatlayan dudağımla içtiğim kana kana
Sudan, el insaf... çeşmenin ne menfaati olur ki?
Her gün beş kerre secdenin, tarifi ne mümkün insana
Verdiği huzur ve sükûn.. sözde takat mi kalır ki?
Otuzunda bir şair… mağrur ve mütebessim
Aşkı; bir yapma çiçek, zannıyla kurcalarken
Ne bilsin, gözlerinde türeyen o yağmuru
Toprak kokan ve narin..dinmeyen, mevsim mevsim
Şimdi, O:
Dün, mehtabı kim tüketti? ..
Sana, bir şey söyleyeyim mi?
Beni, sana can veren yerler mahvetti! ..
Açsam gözlerimi: ben içindeyim..
Kapatsam gözümü: Dünya içimde!
Bu sır, kahredecek garip başımı
Her şey, bir şey amma başka biçimde! ...
‘‘La İlahe İlla’llah’’ tır canımda
Bir Nurlu Kalem çizmiş suretini, cesetten
Ezelin ve ebedin bir anlık durağında...
‘‘Ben neyim ve nereye? Bilinmez nerelerden! ..
Nedir aşkın ve can ne? ..” ölümün kucağında..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!