Neyleyim?
Yamaya muhtaç kalpler
Yamalı ceketlere; gülüp geçer, oldular! ...
Ey Kayseri! ..beni,sen..bir sonbahar sabahı
Mimar Sinan parkında
Rüzgarlar yapraklarla oynaşırken, teke tek
İmtihan etmedin mi..yalnızlık ve hüzünle?
Oturduğum kanepe; acımıştı,halime..
Bir kurşun, bir kurşun, bir kara kurşun...
Şakağımda sıcaklığın duyduğum! ..
Ansızın, dalgası nurdan bir deniz
Ve Allah! ... ‘‘Adına, kurban olduğum! ’’
‘‘Sarı saçlım yasta mıdır?
Aslında, çöle sinmiş bir ölüm kokusu var..
Kaynayan kumlarıyla İbrahim Dergahı'nda
Ve fakat,öyle değil..öyle değil hakikat
Şanlıurfa bir vaha! ..Rabbim'in İhsanı'nda..
Sarı,beyaz ve sıcak..kesme taşlar; belli ki
Bir bahara kapılıp, sonbaharlara geldik.
Gündüzler bize koştu; biz, akşamlara geldik.
Gönlümüze su serptik,nisan yağmurlarından
Sen çöllerin kızıydın.. biz yağmurlara geldik! ...
Çocukluk! .. Gönlüm hala, onu bir şey sanıyor..
Kaşına, dudağına; düşünmeden kanıyor! ...
Nihayeti toprak ya, bir bilinmez gecede
Bu canı, bu toprağa; kim alıp, kim salıyor? ! ...
Bir aşk mağarasından kaynayacak suyumuz
Toprağı ezmeyecek, yıkmayacak suyumuz..
Kayıklar yapacağım, sana gün ışığından
Tembel bir Okyanus’a varmayacak suyumuz! ..
Şimdi, derdimi tahayyül etsem kainat kadar var! ..
Evveli ne gariptir, insanın bir damla su...
Ne su, yarabbim ne su! ...Etten, kemikten bir ceset
İçine nakşedilmiş, tuzu” Dert “olmuş,doğrusu! ...
Kaldırın ayaklarınızı; göz kapaklarından, toprağın…
Ki bakabilsin yüzünüze.. gönlünce! ..
Karanfilin köküne,kızılı tarif edemedik…
Oysa.kızıla ruh veren; ta kendisiydi! ..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!