Ne ki, Dünya dediğin?
Gözlerime sığıyor! ...
Koca koca yıldızlar
Rüyalara yağıyor! ...
Ey gözlerinde bir şey.. bir şeyler bulduğum yar! ..
Duvarlar yükselecek gözlerinden
Aşınmaz dağları anacaksın...
Kulağında kahkahalar çınlarken
Sen sadece ağlayacaksın...
Bir avuç toprak olmayı isteyeceksin
Dünya döner, ay döner.. Kainat döner durur..
Duran hiçbir şey yokken, ölüm sahibin bulur!
Demek ki, kainatta her zerrenin yerini
Bilen bir ’’Yaradan’’ var, bunu bilen; kurtulur! ...
Ben
Hükümetin manevi şahsiyetini
Tahkir’den yatan
Mehmet Rasim oğlu
Ahmet Tevfik OZAN..
Kurbanı, yanında kurşunladılar...
O buz tutmuş gözlerle
“Kurşun da, ne? ..” diyordu..
Fazla sürmedi, bilinmez
Buzların eridiği bir vakit
Yâ İlahi ve ya Rabbi! .. sema, nur!
Ne yıldızlar, ne zerreler; habersiz
İsmin söyler, şanın yazar.. okunur!
Semavatta, kim demiş ki; deveran
Ve hareket.. zerrenin bir anlık titremesi
Göklerde
Ve görünmez göllerde
Yaşayan nilüferler
Canlan sıkıldıkça
Ansızın, tane tane
Kayarlar gökyüzünden
Saçların kokusundan uzak
Toprak kokan bir ağaca
Yaprak olmak, isterdim..
Niye güldün?
Saçların toprak olmayacak mı?
Semaların bittiği yerde bir gonca acar
Yağar nurani yapraklar, gözleri bulur tek tek...
Kim ürker o beldeden elçisinden kim kaçar?
Hem o diyar olmasa ‘‘ÇİLE’’ ne gün bitecek? ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!