ŞİMDİ ARAFAT VAKTİDİR
Şimdi Arafat vaktidir
Kim tanıdı onu kim bildi
Âdem’di Havva’sını kaybetmiş
Şimdi Arafat vaktidir
MERHABA
Ağaçlar çiçek açtı güne merhaba
Farkında mısın ayçiçeğin bakışları erdi suya
Merhaba güzel gün güzel çocuk
HEM SEN KENDİNİ BURADAN AL GİT
Hem sen kendini buralardan al git
al
git
Senin ellerinden içtim
Karanlıklar gibi zehri
Aşk sandım içtim
Hayat sandım nur gibi
Nasibim sandım içitim
ARAP BAHARI TERSİNE Mİ DÖNECEK
Arap baharı Arap baharı diyorduk ne oldu? İşte kimimizin altında Amerikan parmağı aradığı Arap Baharı tersine çevriliyor. Diktatörleri kolayca deviren Arap Milleti demokrasiyi korumada aynı beceriyi gösterebilecek mi acaba?
Mısır yıllar yılı eli kanlı diktatörlerle yönetildi. Nasır, Enver Sedat, ve Mübarek. Hepsi de sözde seçimle işbaşına geliyor ama hiçbir zaman gitmiyorlardı. Halk fakir, ülke ekonomisi dibe vurmuş, üç kuruşa muhtaç hale getirilmiş, yönetici eliti zengin, sefih ve zalim. Ülkede en ufak bir kalkışma ihtimali bile kanlı bir şekilde bastırılıyor. Müslüman kardeşler teşkilatı sıkı takibat altında. Hiçbir eyleme göz yumulmuyor. Hak arama yolları tümden kapalı. Düşünce özgürlüğü hak getire.
İsrail’le dost Amerika’yla dost. Batıyla, Doğuyla dost ama kendi halkına her zaman düşman. Dahası halkın dinine, inancına düşman. İslam dışı bütün inanışlar serbest. Ahlaksızlık, içki fuhuş ve çıplaklık serbest ve alabildiğine teşvik edilmekte.
Milli gurur ayaklar altında. Hatırlayın 67 savaşında Mısır uçakları havaalanından kalkmadan İsrail tarafından imha ediliyordu. Askeri harcamalar alabildiğine teşvik edilmekte. ABD yardımıyla alınan silahların ve askeri malzemelerin tamir bakım ve yedek parça parası ülkenin bütün varlığını iç ediyor. ABD yardımı aslında bir sömürme aracı. Ortada yardım falan yok. Verilen 1,5 milyon dolarla askeri malzeme alınıyor en pahalısında. Sonra onun tamir bakım yedek parça ve kullanım hizmetleri adı altında ülkenin tüm kaynakları sömürülüyor. Bu sömürü düzeni bütün geri kalmış ülkelerde aynı şekilde işliyor. Bazen ikinci fil mesabesinde olan Rusya devreye giriyor. Bir yandan da o sömürüyor, halkın tüm varlığı iliğine kadar süpürülüyor. Bu da yeterli olmazsa bu ülkeler birbiriyle savaştırılıyor. Savaşlarda harcanan silahların yerine yenileri satılıyor hem de en pahalısından. O da yetmezse ambargolar konuyor, ambargoyu delen Yahudi şirketleri silahları bu kez fahiş fiyatla ambargo konan ülkeye satıyorlar. Karlı çıkan taraf hep emperyalist ABD, Avrupa, Rusya Ve Çin oluyor. Bu korkunç çark sürekli işliyor.
Bu korkunç çark, bu korkunç zulüm ve sömürü düzeni habire çarklarını ağırlaştırıyor, Müslümanları inim inim inletiyor. Onları bir yandan dinden uzaklaştırırken bir yandan da köleleştiriyor, hatta bütün bunlar yetmezmiş gibi beyin yıkamaya tabi tutuyor, Cengiz Dağcı'nın deyimiyle mankurtlaştırıyor. İşte büyük bir Man kurt Abdül Fettah Sisi. İşte Esad, işte Kral Abdullah ve diğerleri.
ÖLÜME SERENAT
Ölümü göstermeyeceğim kimseye
Kimseler korkmasın benden
Sessizce çekip gitmek için dünyanızdan
RASLANTILAR
Şafakla kanlıydın kankırmızı
Bir akşam deniz ve ben
Kuşluk doğum demektir
Ve buzlar arasından
SERAMONİ
Ay usulca eriyor
Usul usul eriyor
Rüzgârlar savruluyor
O ODADA SEN DE VARDIN
O odada sen de vardın
Eşini yanına aldınız ve olanlar oldu
ZAMANIN ALIN YAZISI
Zamanın alın yazısı belirlendi
Yüksek dağlar karlı olur ağalar
Renkleri güneşe astılar
Aşkı pazara çıkardılar




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim