Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

'Gözümde nursun sinemde canım'
Diyor Sadabat şairi
Ben de dedim
'Gönlümün nurusun
Can kuşum benim

Devamını Oku
Ahmet Kemal

TABLO 1

İnsanlar bir zamanlar
Benim de bir kalbim vardı
Bir sorunum olsa ona danışırdım
Bir an geldi

Devamını Oku
Ahmet Kemal

IŞİD ABD VE ŞER ÜÇGENİ

Işid ABD ve AB’nin bir maşası. Bu maşa oldukça ABD, AB ve ÇİN şer üçgeni daha çok çorap örecektir İslam dünyasının ve özellikle Türkiye’nin başına. Bir bu şer üçgenini bir yazımızda yeni Roma diye tarif etmiş, ABD’yi Batı Romanın Batısı AB’yi doğusu, Rusya’yı doğu Roma’nın batısı ve Çin’i de doğusu olarak vasf etmiştik. Doğrusu da buydu. Evet, yine aynı görüşteyim.
Yalnız şimdi şer üçgenini bu ikilem dışında aramak gerektiğini düşünmekte, şerrin üçüncü odağının da Pers imparatorluğunun yeni uzantısı İran’da aramak gerektiğinde ısrarcıyım. Hint imparatorluğu ve Japonya bunun neresindedir, şimdilik bir şey diyemeyeceğim. Amma bildiğim bir şey varsa Afganistan ve Pakistan’ı istediği gibi elinde tutan ve yeraltı, yerüstü kaynaklarında sömüren bu yeni Batı Roma’nın El-Kaide gibi bir paravan örgüte ihtiyaç duyması, aklımıza bu Işid’ in de Ortadoğu’da sömürünün sürmesi için gerekli bir paravan örgüt olduğu duygusunu uyandırmıyor değil.
Yıllardır Türkiye’yi PKK ile elinde tutan, güçsüzleştiren, aşırı silahlanmaya sevk ederek sömüren, beri yandan borç batağına batıran Yeni Roma onun görevini son zamanda yeterince yerine getiremediğini düşünerek daha yakın ve büyük tehlike olarak dünya gündemine koyduğu bu örgütle Ortadoğu’daki sömürüsünü güçlendirmeye çalışmakta, borç batağından çıkan ve kendi silah sanayisini kurarak batı silah sanayisinin ekmeğini elinden alma ihtimalini gündeme getiren Türkiye’yi yeniden dize getirme, boyun eğdirme ve çok yönlü bir sömürü çarkının ortasına yerleştirme hamlesine koyulmuştur.
Ayrıca Müslümanı Müslümana kırdırma palan ve projesini işleten yeni Roma, önce Şii, Sünni ayrımını kışkırtmış, sonra bu ayrımlaştırmaya İslam ülkelerini bölüp parçalama yoluna gitmiş, daha sonra da paravan radikal örgütlerle bu projeyi korkunç boyutlarda tehlikeli olarak yürürlüğe koymaya inat etmiştir. Batı Roma tam bir mütecanis yapıya kavuşturulmuş, İslam dünyası ise gayri mütecanis bir yapıya zorlanarak paramparça edilmiştir.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

KURBAN BAYRAMI

Bu bayram Allah’ yaklaşmayı murad edenlerin bayramı. Kurban yaklaşmak demek. Allah için kesilen kurbanla ona yaklaşmayı murad eden Müslümanlar ne büyük bir hayır yaptıklarının farkında olarak idrak ediyorlar bu bayramı.
Fuzuli halkın bu coşkusuna karşı kendi durumu hakkında şu meşhur beyitle ortaya çıkıyor. ’Yılda bir kez kurban keser halk-ı alem iyd içün/Dem-be-dem saat-be-saat ben senin kurbanınem.’ İşte asıl yakınlık budur. Allah’a her an kurban olmak. Amaç bu. Ama ne yazık ki biz yılda bir kurban kessek bile onunla birlikte nefsimizi ve dünyayı kurban edemiyor, aksine dünya ve nefs bizi kurban ediyor, fani olanı bakiye feda ediyoruz.
Biz bu bayramları doğru idrak etmedikçe asla ve asla nefsin boyunduruğundan kurtulamayacağız. Yıllar geçecek, biz bayram geliyor diye sevineceğiz, onlarca kurban keseceğiz, bir o kadar kurbanın kesilmesine tanık olacağız ama asıl yapmamız gerekeni ihmal edeceğiz ve nefsimizi kurban etmekte ihmalkâr davranacağız. Bu kısa dünya hayatında güle eğlene cehenneme atılacağız da farkında olmayacağız.
Hep başkalarını göreceğiz, hep başkalarını irşat edip düzeltmeye çalışacağız ama kendimizi bir türlü göremeyeceğiz. Günler geçecek, haftalar, geçecek, aylar geçecek, yıllar geçecek ama biz hala o ihmalkârlıkla dünyevi işlerimize dalacak, bir oyun ve oyuncaktan başka bir şey olmayan dünyayla oylanıp gideceğiz. Bu üç günlük dünyada ebedi olan ahireti unutacak, burada ebedi kalacak, hiç gitmeyecekmiş, tabiri caizse kazık çakacakmışız gibi yaşayacak, ölenleri görecek, onlardan ibret almayacak, ölüm başkalarının diyecek, ölümü kendimize yakıştırmayacak, yapmamız gereken asli vazifeyi hep ihmal edeceğiz.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ŞİMDİ SİZ KİMSESİZ YOLLARDA

Şimdi siz kimsesiz yollarda
Yollardayız ve yollarla birlikte
Aşkla birlikte ve düşmanlıkla

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ÖLÜM 2

Ölümü göstermeyeceğim kimseye
Kimseler korkmasın benden
Kimseler korkmasın benden
Ölümü göstermeyeceğim kimseye

Devamını Oku
Ahmet Kemal

AŞKLAR BAZEN YERİNDEDİR

Yerlerde ve derin
Ve başka kimselerin
Aşklarıdır yerin
Dedir yerin

Devamını Oku
Ahmet Kemal

RUH SAĞLIĞIMIZ BOZULUYOR

Eskiden nasıldı? Bilmiyoruz. Ekonomik kalkınma ile birlikte ruh sağlığımızın bozulduğu ortaya çıkıyor. Zenginleşme ile birlikte meydana gelen, diğer bir deyişle maddi refahın getirdiği bir sorun mu bu bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey varsa o da giderek artan psikolojik sorunlarımız olduğu kesin. Bu yüzden geleceğin en önemli mesleği psikologluk ve psikiyatri olacak. Bu kesin.
Şimdi biz ne yapabiliriz? Bunu düşünelim. İnançlarımızın zayıfladığı, Allah ile irtibatımızın azaldığı, giderek koptuğu anlaşılıyor. Dünyevileşmenin çok ileri boyutlara vardığı, maddeci bir dünyanın kapımızı kırıp ruhumuzu işgal ettiği kesin.
İşte ruh dünyamız işgal edildi ve biz bu evden kovulduk. Şeytan ezeli arkadaşı nefisle gelip oturdu, yerleşti evimize. Bu iki ezeli düşmanımız bizi asli evimizden kovdu. Her şeyimiz maddileşti. Ruhumuz havasızlıktan öldü ölecek. Dikkat toplumca intihar ediyoruz.
İbadetlerimiz göstermelik. İbadetlerimizin ruhu çalınmış. Onu da o iki düşman kapıp götürmüş besbelli. Ağlayamıyoruz. Ölümleri görüyoruz, görmezlikten geliyoruz. Dünyaya ve zevklerimize tapıyoruz. Ama artık o zevkler de bizi tatmin etmiyor. Aradığımız orada da yok. Bu yüzden birbirimize saldırıyoruz. Kendimizle ve çevremizle çatışıyor, büyük bir savaşa giriyoruz. Sonuçsuz bir savaş bu. Her hal-u karda mağlup olacak olan biziz.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

BÜYÜK DEVLET

Büyük devlet olmanın şartları oluşmaya başladı nihayet. İşte şimdi karşımızda oyun kurucu büyük Türk Devletini görüyoruz. Düşmanlarımız istemese de Türk Milleti bu iradeyi gösterdi. İki yüz yıldır boynuna geçirilen prangaları kırmaya başladı bir bir. Kanuni''yle yükselmenin zirvesine ulaşan imparatorluğumuz ulaşabileceği sınırlara ve güce ulaşmış, duraklama ve en son gerilemeye başlamıştı. Gerileme yıkılışı, yıkılış sınırların küçülüşünü getirdi.
Mağlubiyetler mağlubiyetleri kovaladı. Koca bir devletten onlarca devletçik çıktı. Bu devletçikler bir türlü sükûnete kavuşmadı. Düşmanlarımız onları küçültmekle yetinmediler, sürekli karıştırdılar, yetmedi daha küçük parçalara ayırdılar.
Osmanlı hinterlandı yeraltı ve yerüstü zenginliklerin kaynağını oluşturduğu için parçalandı, sömürüldü, hala sömürülmeye devam ediyor. Sömürünün sürmesi için hala karıştırdılar, parçalanıyor. Savaştırılıyor bölgenin halkları, iç savaşlara kurban ediliyor, ırk ve mezhep ayrılıkları tahrik edilerek kaosa sürükleniyor.
Burada etken yalnızca sömürü değil, aynı zamanda İslam fobidir. Batı bütün güçleriyle ittifak ederek gizli İslam düşmanlığını sürdürüyor. Birinci dünya savaşında oyuna getirip parçaladığı Osmanlı yerine inançlarını yok edemediği İslam dünyasını bu kez yeni yöntemlerle eziyor.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

BEN HİÇ BÖYLE DÜŞÜNMEMİŞTİM
---- - Yeni Sevgiliye Yazılmıştır--

Ben hiç böyle düşünmemiştim
Gecelerin böyle umarsız olacağını
Aramızdaki yaş farkı ve

Devamını Oku