Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

MANZUME

Ben büyük aşklar için doğmuşum yapamam
neyleyim
Büyük davalar büyük sancılarla gelir duramam
neyleyim

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Sen (methiye -1-)


Alnındaki ilk gün ışıklarıyla tanırsın sen
Şiirlerin en güzeli oluverir sende sözcükler
Bakışların su kasidesi

Devamını Oku
Ahmet Kemal

DURUM

Bir tabut ölü
Yapayalnız tabutlukta
Gömülmeyi özlemiş bir garip yolcu
Başım müthiş başım

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Yeni açılmış gonca gül
Dağıtmış altın nefesiyle deniz
Dört bir yana uykusunu
Oğuşturur mavi gözlerini

Hala o kıyılarda görünür

Devamını Oku
Ahmet Kemal

GEL ARTIK

Gel artık
Sular usandı beklemekten
Işıklar söndü
Yalnızlıktan

Devamını Oku
Ahmet Kemal

SEVGİLİ SULTAN SARAYIM
-giriş-

‘Ol hayat ehline hayranım sensiz’

Benzemez bizim hayatımız

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Ömrüm kısa biliyorum
Vaktim yok
Bir başka bahara
Beklemeye tahammülüm kalmadı

Sarhoşum

Devamını Oku
Ahmet Kemal

RAMAZAN SAYFALARI 3

Ben Ne YaptıysaM Onun İçin Yaptım

Ben ne yaptıysa onun için yaptım
Kendim için yaptıysa namerdim

Devamını Oku
Ahmet Kemal

OPTİMİZASYON

Yıllar önce Erzurum’da bir parti salonunda konuşan Korkut Özal optimizasyonu anlatmış İslam’da bunun bir karşılığı olup olmadığını sormuştu. Ben ‘İşlerin hayırlısı orta olanıdır’ Hadisi Şerif’ini bildiğim halde konuya denk düşüp düşmeyeceğini bilmediğim ve olumlu karşılanacağına emin olmadığım için efendimizin sözüne bir hafife alma davranışı oluşur korkusuyla söyleyememiştim.
Yıllarca bu konuyu düşündüm o andaki kanaatimin değişmediğini, edindiğim yeni bilgilerin durumu değiştirmediğini gördüm.
Optimizasyon işlerin en uygun zamanda en gün ve verimli olarak yapılması anlamına geliyordu Sayın Özal’ın anlattıklarına bakarsak. İşte işlerin hayırlısı orta: vasat olanı ifadesi de tam bu anlama geliyor.
Yani bir iş yapıyorsunuz vakti öyle ayarlamalı, maliyeti, iş gücünü öyle ayarlamalısın ki en karlı en verimli, rantabl noktaya ulaşabilmelisin. İşte bu nokta evsat: en orta noktadır ki efendimizin tavsiye ettiği de budur. Hem dünya hem ahiret işlerinde geçerli olan yöntem budur. Diyelim namaz kılıyorsunuz bu namazı çok uzatırsanız usanır bir daha ibadet etmeye içinizde heves bulamazsınız. Yahut ta çok kısaltırsanız, hızlı ve çabuk kılarsanız, namaz için gereken huşu ve huzuru bulamaz ve namaz kılmaktaki amaca ulaşamazsınız. O halde ne yapmalı; ne bıkacak ve başkalarını bıktıracak -cemaat halindeyse- bir süre ve şekilde ne de maksada ulaşamayan sadece bir bedensel harekete dönüşen bir şekilde olmamalı.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

İŞ AHLAKI VE İSLAMİYET

‘Aranızda mallarınızı haksızlıkla yemeyin’ ayeti hafız okurken ben anlamından takip ediyordum. Düşündüm ben bu ayeti anlamalı ve yorumlamalıyım. En azından yapılan tüm yorumları öğrenmeliyim.
Kur’an okumanın anlamı bu olmalı. Evet, okunuşu da insana bir haz veriyor. Anlamını bilmediğimiz yabancı müzikleri dinlediğimiz gibi. Müzik ruhun gıdasıdır diyorlar ya bence ruhun asıl gıdası Kuran-ı Kerim’ i okumak ve dinlemektir. Ama gel gör ki asıl unutulan Kuran’ın anlamıdır. Mehmet Akif’in inmemiştir hele Kur’an onu hakkıyla bilin/Ne mezarlıkta okumak ne de fal bakmak için’ diyor ya işte tam da öyle. Biz de şair de mezarlıkta okunmasın demiyoruz ama fal bakılmasını iste onaylamıyoruz.
Gelelim şimdi bu ayetin anlamına:’ aranızda mallarınızı haksızlıkla yemeyin’. Bu nasıl oluyor. Evet, Müslümanlar olarak en büyük derdimiz bu. Mal ve paranın adil bir şekilde yayılması emredilmiştir.
Ama gel görün ki Müslümanlar iş ve sanat hayatında o kadar yanlışlar yapıyor ki acaba bu emir Müslümanlara gelmemiş gibi. Yine Akif’in deyişiyle ‘işleri dinimiz gibi, dinleri işimiz gibi’. Batı iş ahlakını edinmiş, doğruluktan ayrılmıyor ama batıl bir dine uymakta devam ediyor. Orta çağda batı sefalet içinde engizisyonlarla yoğruluyordu. Bir yandan feodalite hüküm sürüyor. Beyler halka alabildiğine zulüm ediyor. Halk her türlü zulüm ve haksızlık altında inim inim inliyordu. Bir yandan beyler öbür yandan kilise zulüm ve işkencenin bin türlüsünü icra ediyordu.

Devamını Oku