Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

Eğitim üzerine yazılar:


EĞİTİMDE ÖĞRETMEN FAKTÖRÜ

Eğitim zorlu süreçtir. Öğretmen bu süreçte en etkili eleman. Ancak bu etki olumlu da olabiliyor, olumsuz da. Tüm imkanlara rağmen eğer öğretmen unsuru eksikse, yani mesleğinde donanım yoksunluğu yaşıyorsa eğitim aksayacaktır.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

MİLLET VE DÜŞMANLARI

İsmet İnönü''nün meşhur sözüdür bu. Kimseye söylemeyin: Millet sizin düşmanınızdır.'' Bunu söyleyen kişinin millet düşmanı olduğunu anlamaktan daha kolay ne vardır. İşte milleti düşman ilan eden bu zihniyet yıllarca milletin yönetimini elinde tutmuş bir zihniyettir.
Dahası bu milletin ne kadar düşmanı var bir bilsek. Osmanlı Sadrazamının meşhur sözünü hatırlayalım. Osmanlı sadrazamı yabancı devlet adamlarıyla yaptığı tartışmada ‘En büyük devlet hangi devlettir dünyada''. Osmanlıdır: Çünkü siz dışardan biz içerden yıkamadık bu devleti.'' Evet, yıllardır bu ülkede yöneticilerin çoğu bu millete düşmandır ve içten içe bu milletin aleyhinde faaliyet göstermekte, hem de bu milletin ekmeğini yemektedir.
Dahası satın alınmış basın bu milletin baş düşmanıdır. Yabancı güçlerin satın aldığı, kendi menfaatini milletin menfaati üstünde tutan, milli menfaatleri az bir paraya satan zavallılar güruhu milletin en önemli düşmanlarıdır. Bu düşmanlar öyle bir büyük birlik içindedirler ki kimse bunun farkında olamaz. Her şeyi kendilerine göre yeniden tanzim eder, birbirlerini kollar, gerçek vatanseverleri hedef tahtasına koyarak millet düşmanı ilan ederler.
Öyle bir hava yaratırlar ki millet için çalışan gerçek vatanseverler bir anda kendilerini milletin karşısında bulurlar, ne yapacaklarını şaşırırlar, yılarlar ve çaresizlik içinde kendilerini şerit dışında bulurlar. Bazen bu kadar da şanslı olmazlar, olamazlar bizzat o millet tarafından bertaraf edilirler. Bazen bu imkan da onlara tanınmaz olur, millet için yaptıkları yüzünden canlarını kaybederler.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

DEFİNECİLİK MACERASI


Bu ülkede defineye bir hayat feda eden insanlar var. Bu define macerası bütün hayatını kaplayan nice insanlar gelip geçti bu dünyadan. Define aramayı hayatının macerası, yaşama gayesi haline getiren, bu uğurda servetini ve hayatını harcayan nice insanlar yaşadı bu alemde.
Bu dünyada paranın tek hakim olduğu, tek amaç haline geldiği günden beri nice kimseler her şeyini bu uğurda harcadı. Bir define misali hayatını yer altından çıkacak hayali defineye harcayan bir kesim bu. Üstelik bir hayal uğruna gerçek hayatlarını heba eden bir kesim.
Bu kesim üstüne üstlük kanun dışı iş yapmakta, her an cezai müeyyideyi hak edecek bir eylem içinde bulunmaktadır. Hayatları için gerçek bir gaye, yaşanabilir bir amaç bulamayanlar böyle suni bir amaç üretmekte, amaçsız hayatlarına amaç kazandırmaktadırlar.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ÇATIRDAYAN AİLE


Batılaşma ve zenginleşme ile birlikte aileler çatırdıyor. Karı koca arasındaki iletişimsizlik, beklentilerin yükselmesi, artan refah seviyesinin getirdiği suni ihtiyaçlar, bu ihtiyaçların karşılanmasındaki anlaşmazlık, yaşam şartlarının değişmesi, medyanın kışkırtıcılığı, giderek artan bencillik beraber yaşamayı zorlaştırmakta, evlilikleri sarsmaktadır.
Artan boşanmalar, özgürlük duygusunun sınırsız derecede ileri gitmesi toplumun temeli olan aileyi zora sokmaktadır. Zenginleşme le beraber dünyevileşmenin ileri boyutlara varması kadını feministleştirmekte bu da aileye zarar vermektedir. Medyanın hayatımızın tümünü işgal etmesi, TV dizilerinin yanlış yönlendirmeleri, internetin hayatımıza boylu boyunca girmesi insanı çevresinden koparmakta, sanal dünya gerçek dünyayı karıştırarak yıkıcı bir görev üstlenmektedir.
Dindarlığı ve geleneklerin gelişen teknolojiye ayak uydurmakta zorlanması her şeyde olduğu gibi aileyi de zedelemekte, işleri çıkmaza sokmaktadır. Bu gidişle geleneksel aile yerini batı tipi evliliklerine bırakacak, evliliklerin azalması ve boşanmaların artması, yalnız ve serbest yaşamanın artması kaçınılmaz olacaktır.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

AKILLI TELEFONLAR VE AKILSIZ NESİLLER


Bu akıllı telefonlar nereden çıktı. Bu teknoloji git gide insanın yerini aldı. Onu hayattan kovaladı, kendi uydusu yaptı. Giderek onu dünyanın dışına itti. Daha kötüsü onu kendi kölesi yaptı. Şimdi her istediğini ona yaptırıyor.
Kapitalizmin tanrısı para yerini teknolojiye bıraktı. Teknoloji ilahlaştı tüm dünyalılar onun azatsız kölesi haline geldi. Bu gönüllü kölelik öyle yaygınlaştı ve genelleşti ki, tüm insanlığı ve insanların tüm hayatını kapladı. Şimdi insanlık onun için çalışıyor, onun için kazanıyor, onun için nefes alıyor, onun için yiyor, içiyor; hatta yemiyor, içmiyor.
Önceleri basit bir radyo ve ilkel bir telefondu. sonra evlerimize çamaşır makinesi olarak girdi. Sonra buzdolabı kardeşini getirdi. Sonra televizyon olarak evimizin baş köşesine ruhumuzun tahtına yerleşti. Ardından özel otomobil oldu, sonra telefon. Sonra bilgisayar oldu gelip karşımıza dikildi. Aldı bizi içine götürdü. Ailemizden ve çevremizden kopardı. Tüm ilişkilerimizi karmaşık hale getirdi.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ALLAH, TAGUT VE İNSAN

İnsanın yeryüzüne iniş macerası ilahi takdirde vardı, gerçekleşecekti; ancak bazı sebeplere bağlıydı. İşte o sebeplerden bir ve başlıcası İblis’in lanetlenmesi ve onun ayartısıyla yasak meyvenin yenmesi.
İnsanın yaradılışı kadar yeryüzüne iniş macerası da bu takdirin içindeydi. ‘Ben bir gizli hanineydim bilinmeyi istedim ve insanı yarattım’ buyuran yaratıcı insanın yaradılış hikmetini açıklar. Bu kutsi hadis yaradılış amacımızı açıklıyor, yaradılış sırrından bizleri haberdar ediyor.
Bu yaradılış sırrı insanın cennetten yeryüzüne indirilişini de izah ediyor aslında. Bu macera bizi yaradılış gayemizi de ortaya koymakta.
Allah bir yanda melekler diğer yanda hayvanat, öbür yanda ise can taifesi. Nebatatı da buna eklersek yaradılış tablosu tamamlanmış olur. Bu yaradılış stratejisinde insan tam ortada durmaktadır. Can yani cin taifesi insan gibi ilahi emre muhataptır, ancak bu ilahi emire uymakta insan kadar şanslı değildir. İnsan ise İblisin ayartısı ve içindeki nefsin şerre meyli yüzünden ilahi emre uymakta zorlanmaktadır.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ANNELER BABALAR VE ÇOCUKLAR

Anne ve babanın bütün yanlışlarının cezasını çocuklar çeker. İletişim ve uyum sorunu yaşayan anne baba evliliği bazen bitirir, her biri kendi hayatını sürdürür. Her iki taraf da bir takım zorluklar çeker ama asıl zorluğu çeken çocuklardır.

Problemli bir aile hayatı çocukları ruhen hasta yapar, çocuklukta karı koca kavgasının arasında büyüyen çocuklar evlilik sendromuna yakalanır, ömür boyu bu sendromun etkisinden çıkamazlar. Hayata yeni yeni hazırlanan çocuklar, hayata karşı çekingen, korkak ve pısırık olurlar.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Edebiyata Dair

1

BATILAŞMACI EDEBİYATIN KISA MACERASI

Devamını Oku
Ahmet Kemal

BATININ DELİ GÖMLEKLERİ


Batı yüzyıllardır doğuya deli gömlekleri giydirmekte. Bu deli gömlekleri o kadar fazladır ki ne zaman doğu insanı bir gömleği yırtıp içinden çıkmaya kalksa, ne yapıp edip ona yeni bir gömlek giydirir. Bir de üstüne üstlük alay-ü valayişle büyük törenler yapar, yaptırır, bu törenlerin de masrafların bire bin katarak doğu uluslarına ödetir.
Doğunun şaşaalı yüz yıllarında bat koyu bir karanlık içinde yüzmekteydi. Bu yüzden de bu çağa ortaçağ karanlığı adını verdi. Batı için karanlık olan bu çağ doğu İslam dünyası için aydınlık çağdı. Doğu dünyasını İslam aydınlatıyordu. İslam altın çağını yaşamaktaydı. İslam güneşinin Arabistan yarımadasında doğmasından sonra bu güneş önce Ortadoğu’yu, oradan yayılarak Maveraünnehir ve Horasan’ı, oradan daha ileri giderek önce Uzak-Doğu’yu aydınlatmış, oradan Hindistan’a uzanmış altın şıklarla dünyayı apaydınlık bir yer haine getirmeye başlamıştır. Yalnız zalim Roma’nın dünyanın yarısını koyu bir karanlığa gömmüş, zulüm içinde büyük bir bataklığa çevirmiş, tam bir zindan hayatına gömmüştür.
Doğu altın çağını yaşar, medeniyetin nimetlerini tadarken batı cehalet karanlığında boğuluyordu. Doğu bin bir zenginlik içindeyken batı fakirlikten kırılıyor, doğu huzur dünyasında yaşarken batı işkence ve engizisyon dünyasında azap çekiyordu.

Devamını Oku