Ay,
gecenin gümüş yarığından
onun kapkara gözlerine düşüyordu.
Kadifemsi tarlaların sessizliğinde,
Sonbahar,
renkli ve soğuk elleriyle
uzak ovaya
bir yaprak bırakır
her yaprak,
pencereler
Çocukluğumuz boyunca
Dağa, bahçeye, nehre
gerçek mavi Gök yüzüne
bakıyorlardı.
yoldaşlık gerçek idi.
Belim sındı büzüldü sən gedəndə ,
Gözümdə yaş düzüldü sən gedəndə .
Dönüb baxdın gülüm qəlbim dayandı ,
Ürək məndən üzüldü sən gedəndə .
Onun için duvarlar
Hapishane barları idi
Pencere gecenin karanlığına bakıyordu
Uzaklardan ses gelmiyordu
Gecede yıldız yoktu
Bakışları gecenin karanlığının esiriydi.
Bazen bahardan
Bir zaman sonbahardan
Ekmek ve buğdaydan
Bazen hapishaneden
gündüz ve gece
Ay ve güneşten
ay qaralar ay ağlar
hicran üreyi dağlar
'Semed' emim ölenden
güneş yanar ay ağlar.
Pencere bahçeye açılıyor
Ağaç sessiz duruyor.
İki kuş
Yağmurun altında
senin siyah gözlerinden
Hüzün akıyor
Ağrı filizleniyor
Ve sen dünya tarlasından
yalnızca üzüntü biçersin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!