bir hayat soluyorum
soğuk nefesin buğusundan nemlenmiş
titreyen bir hayat
kıragı çalmış zamanın eskittiği
çektiğim acıların ifadesi
yüzümün derin çizgileri
bir şafak vaktiydi
kızıllığında yıkanıyordu zaman
bir öncesi vardı birde sonrası
ve bir de kan kokan bulutlar gölgeye duruyordu
gülmüyordu eskisi gibi
çatlamış çorak topraklara benzeyen
yüreğimin derinliklerinde bir ses ver
yalnızlığım sende giderilsin
kördüğüm olmuş tüm acılarım
rahmine düştüğüm gözlerinde çözülsün
temmuzda buz kesen bir kaç kelam
ve istemsizce nemli bir bakış
bir şey koptu benden
sen gittin ya
geride senden miras bir ben bırakarak
ardında bir tükenmişlik sendromu
dilimde ayrılık nağmelerinden örülü bir melodi
senden kalanlar ukde şimdi içimde
yine bahara çeyrek var
yine akşam
gönlümde hüzün
avuçlarımda özlemlerimin kokusu
tomurcuk vermiş düşlerim
bir kıpırtı var,
Yine gece ben ve karanlık
Perdeden sızan sokak lambaları
Tanımsız hallere sarmış
Devriâlem dolaşan uçuk bir akılla baş-başa
Saat geceyi yarım geçiyor
Kulakları sağır eden bir sessizlik var şimdi odamda
Mülteci yüreğim kaldrmaz artık bunca acıyı
hep bana-hep bana mı bunca keder
yırtar gecemi kahpe kurşun sesleri
Hüseyinin Kerbela'daki haykırışı susmuşken
yeniden başlar yeri göğü ağlatır
çünkü...
sen yoksun diye zamanı savuruyorum
sığınıyorum düşlerimin üryan-lığına
dipsiz kuyulara sesleniyorum
sensizliğin laneti şimdi yanıbaşımda
uslanmaz hayallerle aynı yastıkta
bir melodisin dudaklarımda
Susmayan çiğlıklarımız
alın yazımın güncesidir şimdi
ölümler nakşedilir yazgımıza
yürüyoruz sevdayla bilenmiş ülkeye
hani demiştim ya
varacağız aç toprakların azgın dağlarına
Her insanda bir parça yalnızlığım kaldı,
buna yanarım.
Sana düş gücümle yollar çizdim,
Şimdi kaybolduğum.
Kaybolduğum düşten uyanıyorum
Pencere açık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!