-bu gün-
ansızın rüyalarıma ince bir kar yağmış
bir tül gibi kaplamış hüzünlerimin üstünü
tövbesiz akşamın misafiri gibiyim sanki
puslu bir günün ardından
vakitsiz hüznün apansız çöküşüne ağlıyorum
Azizem;
Az'a kanaat eder misin bilemem
ama ben az bakarım
Fazla kelam da bilmem,
devrik cümlelerle
gerektiği kadar konuşurum
ölüm kokan sokaklarıma can gelsin
bu kahpe zamana inat
bir hayasızlığa daha tahammülüm yok
güneşe ne zararım dokunduki
sımsıcak düşlerimi
zemherinin ayazında dondurdu
Bêje!
Ji min re bêje
Qala hevşabun ên bê sedem bike
Wundabun ên deryayê bê binî
Hevdîtinê kelogirî
Zaroka berpêsîra
Bir gün ansızın çıkar gelirim belki
Bekle beni
Aşkların en büyüğünü yaşamak için
tanımsız bir melodiyle raksa dururum
Şafaklar selam durur o an,
yaşam denen incecik çizgiye
Bir gün ansızın çıkar gelirim belki
Bekle beni
Aşkların en büyüğünü yaşamak için
tanımsız bir melodiyle raksa dururum
Şafaklar selam durur o an,
yaşam denen incecik çizgiye
gecenin gizine karışırım
farkedenim olmaz
çözemedim düğümünü bir türlü birbirine dolanan
bu devrik uykusuzluğun
bedenimin hafiyesi gölgem bile yok artık
bir ben varım bir de içi boşalmış düşlerim
ey azize'm
neden hep acı diye sorma
ben sana çiçekli böcekli şiir de yazarım
lakin vicdanım el vermez
vicdan ki içine ağlar
herkes kahkahayla gülerken
gün aynı gün
rüzgar aynı tonda
sen buralardan gideli
ben eski ben değilim artık
omuzlarımda dargın bir kalbin ağırlığı
dilimde tekrarlanan son veda sözcüğü
sessiz bir sabahın mahmurluğunda
güneş sensiz doğmaya niyetsiz
rüzgar esmeye kırgın
cenazesi kalkacak birazdan,
sensiz geçen sonbaharın
üşütüyor beni ayrılık nağmeleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!