Hayallerimiz dualara emanet,
Sese tutunan tek dilim et..
Emanet gülmeye yorgun bu çehrem,
Yalın ayak yalnızlıkta yorgun bu kisvem..
Dil-i pür-hûn, çeşm-i giryân... "Kan dolu bir kalp, ağlayan bir göz..."
Ya Allah... El-meded... "Ey Allah'ım... Yardım et..."
Bakmıyor kimse yaşa, her yer kan, her yer bela
Suskun dünya, diller lal, sanki koca bir kerbelâ
Bebekler uykusunda vurulur, kadınlar feryat figan
Zihnimin derinliklerine kazınmış,
Görüntüye gözlerimi kapattım,
Dizlerimi karnıma çekip başımı yasladım,
Ardından acıma iyi gelen şeyi yaptım,
Ağladım..
Boğuyor beni kasvetim,
Güneş sıcaklığı dayanılmaz,
Ay'ı arıyor gözlerim,
Yalnızlık tokadı dayanılmaz..
Mürekkebi bitti kalemin,
ruhsatsız kelimeler,
hayatıma yer yapmış, gitmiyorlar,
silinmiyor izi kalmış yalanlar,
virdi olmuş hayatın, tekrarlanıyorlar
durmadan günahlar..
Yüreğimde mantıksız umut kıvılcımı hissettim,
Bırakılan izlere baktım,
Güneşsiz göğün sarı parıltısına karıştım,
Sipariş almışlardı hakkımı..
Kükürt renkli korkunç gök fonu,
"Sütuna bağladı bedenini ruhunu gaza aşkı için, değil elli gün elli yıl kaldı kasvetli kederi, müjdeler sana ey şair ruhlu Mâlik"
"Medine sokakları dar geliyordu artık ona...
Güneş doğuyor ama kalbi karanlıktaydı Ka'b'ın.
Bir ihmal, bir anlık dünya telaşı... Tebük yolu onsuz gidilmişti.
Tam elli gün, elli gece yerle gök bir oldu sanki hüzünden.
Mübalağa gönle konar serdar,
Küçük tebessüm ona yeter yâr,
Hızını alamaz tepe takla olur,
Ayak sesleri ki kara müjdesi habercisi..
Tabut olur bana seyahat,
Ah şu hakikat, ah şu ufkun ateşi,
Zinhar der mahluk, yok dönüşü geri,
Bir nefes kadar yakın, düşeceğin yer..!
Bir oda, bir kuyu, senin evin...
Ürker, mahşer gibidir yeri,
Ne derlerse kabullendim,
Hakaretleri hadsizleşti kabullendim,
Yargıladılar fikrimi çöpe attılar,
Yüzüme gizliden deliyi yaftaladılar,
Tetikleyen iyi niyetleri kötüye yordular,
Herşeyi sineye çektim kabullendim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!