"Yaşayan Şehit Talha bin Ubeydullah"
Uhud’un sinesinde bir fırtına koptu o gün,
Oklar yağmur gibiydi, her taraf karanlık ve hüzün.
Resul’ün önünde bir kale, sarsılmaz bir dağ,
Talha’nın göğsü siper, kesildi sanki o an zaman ve çağ.
Karanlığa mahkûm edildim,
Heyecanlı sesler duydum,
Ruhum yatışmıyor,
Zayıf bir güneşten kapkara kesildim..
Acıyan sevgim, sevgime yazık,
Bugüne değin sonbaharı yaşadım,
Bu bahar hiç çiçek açmadı,
Öğlene kadar ümitle yaşadım,
Akşam çökünce kışla yaşlandım..
Hüznüm peşime takıldı,
İçten çürüdük,
Yaşlanıp ve öldük,
Bize hayat veren,
Ayrıca bizi yavaşça öldürdü,
Katı sözleri hatırlayıp güldük..
Kaçtım herşeyden bildim,
Yeni bir başlangıç yaparak unutabilirim,
Umut dolu bakışlarla süzdüm,
Gölgem karamsarlığa teslim..
Kalbim yazar,
Sözleri ne çiğnedim ne yuttum,
Dudaklar arasında bir taşmış gibi durdu,
Süpürüldü günlerim,
Sömürüldü günlerim..
Öldürücü gözlerle bakıldı,
"Rabbin buyuruyor ki:
Melekler ve Ruh, miktarı elli bin yıl olan bir günde O’na yükselirler..."
"Hiçliğini bil ki her şey olabilesin... Hiçliğini bil ki... her şey olabilesin..."
Daldığın bu rüya bitmez mi sandın?
Karanlık çökerken fabrikaların üstüne,
Bir ses yükselir nasırlı ellerden.
Adalet, suskun bir çığlık değil,
Yerin altından gelen o büyük gürültü!
Güneş doğmadan düşeriz yollara,
Yedi düvel, tek nefes..!
Göğsüyle vuruştu aslanlar,
Adı vatandı savundukları,
Siper alanlar ihanet kuklaları..
Savaş suçu işlendi dünya sessiz,
Türklük esarete pranga vurmaktır,
Türklük özgürlüğe nişanedir,
Mazlumları koruyup kollamaktır,
Türklük adalete kök salmaktır..
Tarihi bin yıllık bir cihan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!