Akla hizmet,
İhtirasla süslü,
Dilde kelâm bitti,
Koku iğrençliğe büründü..
Uyku geç geldi,
pervasızca, çöllere savrulduk,
hayaller, gerçeğin tohumu,
büyür, gerçek olur belki, umduk,
oysa, yanılmakta parçasıymış,
boşaymış, toparlanamadık..
Gözüm içi gülmüyor zorlama,
Kendimi aldatmayı başardım,
Ölmeliyim ben galiba,
Tutuyor beni korkularım galiba..
Düşledik günahı,
Azametiyle dağları eğen, keremiyle her canı doyuran Zül Celâl,
Hem korkulan heybetin, hem sığınılan bitmez ikramın sahibi Zül Celâl!
Senin Celâlinle titrer âlem,
Sana yönelen muhtaç insan..
Yâ Zül Celâli Vel İkrâm! "Allah!" Yâ Zül Celâli Vel İkrâm! "Hû!"
sabrı anahtar diye kullandım,
suçlu gibi baktılar,
suçlu ben miyim, ben miydim,
şer', anahtarı kırar anladım,
kapım kime kilitliydi, çözemedim..
Yorgunsun gidiyorsun , gidiyorum,
Hırsızlık edildi geri dönülmez,
Ne kırılan kalpler nede vaatler gelmez,
Yorgunsun gidiyorsun karanlığa,
Işık yok kimse yok..
Gözyaşıyla yıkanıyor bulutlar,
Yaşamak çırpınmaktan farksız ölü,
Uzaklaşıyor gözlerimde ufuklar,
Hayâllerim kalbimde sığ tel örgü..
Şüpheler benim dostum,
Kötülük sinesinde öyle vahşileşti,
Kan ağladı insan, yozlaştı iyilik,
Yıllar oldu ıstırablar, Doğu Türkistan'da,
Yılını devirmedn ölüm öldü Mescidi Aksa'da
Haykırıyor bir insan ki insanlık nerde diye,
"Rabbin buyuruyor ki:
Melekler ve Ruh, miktarı elli bin yıl olan bir günde O’na yükselirler..."
"Hiçliğini bil ki her şey olabilesin... Hiçliğini bil ki... her şey olabilesin..."
Daldığın bu rüya bitmez mi sandın?
Karanlık çökerken fabrikaların üstüne,
Bir ses yükselir nasırlı ellerden.
Adalet, suskun bir çığlık değil,
Yerin altından gelen o büyük gürültü!
Güneş doğmadan düşeriz yollara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!