Sabahların sessizliğini bozan
Birşeyler var.
Varlığını sorgulayan bir anne,
Ket vurur duygulara babalar.
Deli gönlüm, bu âlemde işin ne?
Niye beni düşürdün hep peşine?
Karışmazdım hiç kimsenin işine,
Şimdi beni ela gözlü kız yaktı.
Serin,sulu gözlerinin içindeyim
Sen beni hâlâ hiç görmedin.
Sesim,her gün misafirin davetsiz
Seninle haşır neşir hayallerim
Selam verip baksalar da,
Şakır şakır aksalar da,
Madalyalar taksalar da,
Bilmem ki hangi yıl, ayın kaçında?
"Ak" yoktu, simsiyah saçlar başında.
Uzaklaşıyor sanki her gün herkes birbiriyle. Nasıl değişiyor insan, şekli, şemal'i ve fikriyle.
Nedir bu kadar bizi birbirimizden ırak kılan? Nedir bizi birbirimizden bıktıran?
Halbuki öz'ü değişmez ki insan olarak kimsenin. Halbuki hiç faydası olmaz ki birbirini hiç görmeden gitmenin.
Kendini üstün görüp, es geçiyorsan dünkü dostlarını, bil ki kısıtlıyorsun kendi kendinin o geniş alanını. Yok,diyorsan ortak olmasınlar kimse hiç bir şeyime, öyleyse sen yaşarsın tek başına kendi kendine.
Uykudan uyandırıp ta her gece, beni
Yaz diyen dizelerim,yüreğimin en derin yerlerinden çıkı çıkı veren en yoğun söz öbeklerim,ne olur, ne olur beni rahat bırakın.
Uykusuz gözlerimle,her sabah beni karşılayan yeni gün, ne olur bana ilham kaynağı olmayın.
Ben bu yüreği,aklı mı başımdan alsın diye taşımadım, ben bu sevginin destanını yıllar yılı hep yazdım. Zorlama beni aklını sevdiğim, ilhan perim, ben yazmadan edemem, yazmazsam kendime zarar veririm.
Yağmalamakta şehri ışık hüzmeleri
En özünden yokluğa oynuyor insan
Hayattan kopmuş herşey,
Yalan o sevmeleri...
Yemyeşil doğanın ortasından akıyordu Göksu nehri. Erik ağaçları, şeftaliler yumruk yumruk dallardan sarkıyor, rengârenk tüyleriyle çeşit çeşit kuşlar, ağaçlarda ötüyordu. Yeni yeni aklı ermeğe başlamıştı küçük Ali’nin. Bu güzellikler içinde Ali büyüyordu.
Evlerinin bir köşesinde tahtadan bir karyola ve etrafı parmaklıkla çevrilmiş bir şekilde çocuk odasının bir yanında duruyordu. Orta yatıyordu küçük Ali, Anası Ali’nin düşmesinden korkuyordu.
Ablası vardı küçük Alinin, hem ablası hem can yoldaşıydı. Oyunlar oynatırdı ablası onu değirmene götürür, balıkları gösterir, ona değirmeni anlatırdı,Ablası Güldane.
Göksu yun ortasında küçük bir adacık vardı. Bu adacık da kadir emminin tavukları bulunurdu kadar çoktu ki tavuklar, küçük ali ve ablası onları bir türlü sayamazdı. Kadir emmi, ev sahibileriydi Ali’ler in. Tombuluna alırdı Ali'yi ta Ada’ya kadar suların içinden götürürdü. Ne meraklanırdı ama ablası Ali için, dikkat edin diyerek devamlı bağırırdı. Şefre abla elinden tutardı Ali'nin eğerdi dallarını eriklerin, Ali küçük elleri ile erikleri koparırdı.
Ben düşlerimden önce de vardım
Hayal kapılarına…
Zifiri karanlıktı her taraf,
Filmler henüz başlamamıştı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!