Döktün yapraklarımı gidiyorsun,
Kışa teslim ettin çırılçıplak.
Çok üşürüm ben kış geceleri
Gök gürlemesiyle ağlayarak.
Bir sonbahar hüznü düştü içime
İnsan neyler can evinden gidince
Yaprak yaprak toplanmıştın ve yine
Dökülüyor insan yaprak misali.
Sen sensin, şimdi sensin
Paran pulun malın çok
Yiyorsun içiyorsun
Hayat tatlı derdin yok.
Bir kaç satır birkaç kelâm
Elimde bu en son kalan
Yaşananlar elbet yalan
Okuduysan son mektubu.
Gençlik çağın taze gülü
Nefesim,
Yaşama sevincim.
Tiryakisi olduğum sen
Gençliğimin başıboşluğu.
Evin bir köşesinde, yolun sonunu beklemek, ümitsiz, amaçsız ve yapayalnız yaşamak, hiç birşey yapamamak ne acı!
Her gece ve her gündüz eskileri yad etmek, hüzünlenmek, kimseye sözünün geçmemesi,
Önemsiz biri gibi görülmek, yüksünülmek, itilip, kakılmak, varlığın en büyük utançı.
Güneş aynı güneş, gök aynı gök ama dizlerde derman, gözlerde fer kalmamış, Her yanında inim inleten bir sancı.
Yıllarımı gömdüm ben acımasız zamana
Elimde kalan şimdi yalnızca yaşanmışlar
Geriye dönsem desen dönemezsin bir daha
Ne var ne yoksa şimdi elimizden almışlar
Herkesin bir yolu var çizdiği
Lakin herşeyin bir sonu var
Sonuç, varlıklar içinde yokluk
Sonuç,yokluklar içinde varlık
Farketmez hangi döngüde olursan ol
Sonuçta aynı yerde biter bütün yol.
Bir garip yolunda yolcu diyorlar
Ben garip yoluma sarıldım artık
Hep içim yanıyor sancı diyorlar
Yolu yok sonuma vuruldum artık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!