Ovaya döndürürler yaslandığın dağ gider
Tilki bekçi olursa üzüm gider bağ gider
Gönül verip bağlandığın dünyadan,
Şimşek gibi anlık çakıp gidersin.
Gerçek gelir uyanırsın rüyadan,
Seven gönülleri yakıp gidersin.
Acı tatlı kaç yıl geçti tükendi
Boynun bükme gidiyorum elveda
Ne yollar yürüdük taştı dikendi
İçin çekme gidiyorum elveda
Üzdümse bilmeden helal et hakkın
Atası adın koysa da Dursun
Gitmeyen varmıymış durana sorsun
Hastalar ölümü bekleye dursun
Daha benden ne bekler/ cefasına razıyım
Gam benim efkâr benim/ neyi varsa versin yar
Dertlerime dert ekler/ garibin niyazıyım
Ne günahım var benim/ eserini görsün yar
Hem yetim hem öksüzüm/ çilelerle yoğruldum
Hasbi hal edelim hele gel şöyle
Değilsin bugünler havanda gardaş
Eski günler geçti kahretme böyle
Su döğme boşuna havanda gardaş
Bilirim ve lakin bilmekte yetmez
Altından kafes olsa bülbüllere zindandır
Metruklar viraneler baykuşa gülistandır
Ram olurum dertlere senden geldikten sonra
Sensiz aldığı nefes bu bizara hicrandır
Amil oldun şu gönlümü derde eyledin duçar
Dipsiz dehlizler içinde bıraktın beni naçar
Karanlıktan kurtar beni ziya ol yollarıma
Duymaz mı ki imdadımı yar benden neden kaçar
Salınma ey güzel, geçer bu gençlik
Aynalardan bile kaçar olursun
Kuşlar misalidir. uçar bu gençlik
Gençliğin giderken naçar olursun
Anılarla yaşamaya başlarsın
Giden yılda sınandık/ gelen yıl hayra gelsin
Gösterdin kudretini/ bundan gayrı şer verme
Çaresizce kıvrandık/ kulların yüzü gülsün
Son buldur afetini/ dert verme keder verme
Sardı ateş çemberi/ yandı yeşil ormanlar




-
Emin Kuzucular
Tüm YorumlarAhlarım çare mi? Ne fayda verir.
Anladım sonunda iliğim erir.
Gerçeğin nezdinde fâniler çürür,
Sermaye ömrümü boşa bitirdim.
Âlemde görevli bütün mahlûkat,
Artar sorularım, her gün kat be kat.
Mücrimin halini anlatmaz lügât,
Sermaye ömrümü boşa bitirdim.
Fi ...