Gel de gülsün artık gülmeyen bahtım
Kasveti yüzümden ayır sultanım
Al senindir köhne şu gönül tahtım
Şöyle başköşeye buyur sultanım
Ak düşmüş saçını göğsüme yasla
SULTANIM 3
Sanma ki çağlayamam yıkamam şu bendimi
Zannetme bu sevdadan yorulurum sultanım
O deli taylar gibi kırınca kemendimi
Dalarım gözlerine durulurum sultanım
Saklama gözlerini n'olur kaçırma benden
Gözlerim başka gözde durmadılar sultanım
Sana yıldızlar bile hayrandı gökyüzünden
Bakmalara doymadılar sultanım
Akarsular durmadı taşa vurdu kendini
Sevdan gönül perdemi bir lahza açtı geçti
Hem vuslatına açtı, hem de vuslata geçti
Kavuşmak şöyle dursun ayrılığın hakikat
Nefrete döndü aşkım, büyüyor şimdi kat kat
Yâre söylenecek çok sözüm var da
Gözlerim gözüne dalınca sustum
Sözler oluk oluk dilden akar da
Çatıp kaşlarını bakınca sustum
Çare bekler iken gönlün telaşı
Gülünce gönlüme cemresi düştü
Bir tatlı söz ile beslendi gönlüm
Çattı kaşlarını çehresi düştü
Karalar giyip yaslandı gönlüm
Yarınlara umut tohumu ektim
Bir vefa göster ey yar, gel de gülsün bu yüzüm
Vuslata ersin gözler, bitsin bu gam, bu hüzün
Kalmadı tahammülüm, taş olsa çatlar sabrım
Hangi duadır ki o, geçmemiş olsun adın
YAKASIZ GÖMLEK
Yönümü musallaya çevirmek mi maksadın
Yokluğun hançerini acımasız savurur
Yoksa ecel saati kurmak mıdır muradın
Kalbimin yelkovanı döner hep sende durur
Açtım gönül tahtımı bahtıma hüzün düştü
Açtım ellerimi sonsuz semaya
Arz ettim halimi Kadir Mevla’ya
Razıyım bir kere gelse rüyaya
Yüzünü rüyada görsem de yeter
İsterse bu gönül deva bulmasın
Dindi yüreğimde kopan fırtına
Ömrümün baharı boranı geçti
Yaşlı gözler ile bakma yüzüme
Vuslatın saati zamanı geçti
Kanadı yıllardır tende bu yara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!