Yersiz gadap her kulun, mutlaka aleyhine!
Kapılırsan öfkene, alır seni rehine!
Madem o şey şeytandan, girdabına kapılma;
Böyle yapan sabir’in, döner her şey lehine.
Öleni ilah bilmek; ne de garip bir inanç!
Böyleleri acilen, baki Mevla’ya muhtaç!
O, her yerde hazırdır ve Nazırdır be şair;
Ona iman eylemek; dertlerine tek ilaç!
Rota şaşan ben miyim, yoksa beşer mi?
İnsan olan bu kadar, deniliğe düşer mi?
Kitap, sünnet mihenkken, niye şaşar ki millet?
Heva’sını Rab eden, bir de der ki; şu şer mi?
Sakın selam vermeden, alma kulu muhatap!
Söze direk girene; derler bizde bil hatap!
Selam; dua etmektir, evvel, ahir Mü’mine;
Öyle ise dilinde; alsın yerin şu hitap!
İmtihansa şu hayat; oyalanma boş şeyle!
Onu dolu yaşayıp, meşgaleni hoş eyle!
Sakın saçıp savurma, ömür denen nimeti!
Maslahatsız ne varsa; üç talakla boş eyle!
Melun şeytan hasmındır, dostun sanıp aldanma!
Bir vatandaş öz Türkçeden dem vurur(!)
Kabuk Türkçe var mı bre, Şair’im?
Has dilime hem köpürür hem vurur;
Böyle bir kul, nasıl der; ben şairim?
Ey Allah’a bigâne!
Ondan başka Rab mi var?
Olma lütfen divane!
O, tek İlah ve de yar!
Böyle iken hal durum;
Önce öğren ne imiş, hakikatte baba’lık!
Akıl verme diyerek, etme lütfen kaba’lık!
Numune mi istersin? İşte sana numune;
Resulullah dururken, model sorma babalık!
Yeter artık halt yeme!
Batıl şeye Hak deme!
Asıl lütfen şu geme!
Kendine gel kendine!
Dön yönünü sen dine!
Bu ne haldir ey ozan?
Ne şuur var ne izan!
Ettirmeden su-i zan;
Kendine gel kendine;
Rücu eyle sen dine!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!