Ey münkire dost diyen; vazgeç hemen bu işten!
Çünkü senin yaptığın, ters düşüyor imana!
Şayet rücu etmezsen, şu gittiğin gidişten;
Korkarım ki, seni Hak; layık görmez eman’a!
Asla olmam aşık’ın, bilmen gerek ey hayat!
Zira dar-ı dünyada, gayet müşkül, zor hayat
Zannetme ki sen teksin ve de yoktur nazirin;
Mü’min için uhrada; sonsuza dek var hayat!
Ey hesapsız muhasip; olma bana mihmandar!
Çünkü senin sözünde; eman, değil güman var!
“Ömür; bir an” der iken, onca alim ve arif;
Ne vakit, “taat” desem; hep diyorsun; “zaman var”.
Göz vermişse Hak başa;
Et güzeli temaşa!
Temaşayla zinayı;
Bir zannetme sen haşa!
Haram nazar har ama;
Yol ararsan Allah’a; gitmek için ey mü’min?
En müstakim tarikat; şeriattır bilesin!
Kadim İslam dururken; hiç arama başka din!
Rıza ise hedefin; sırf bu yolda olasın!
Onca yıldır yiyorsun, doymadın mı ey nefis?
Yoksa geçen ay yılı, saymadın mı en nefis?
Yem olacak o vücut, bir gün börtü böceğe!
Acep sen bu safhayı, duymadın mı ey nefis?
Sakın selam vermeden, alma kulu muhatap!
Söze direk girene; derler bizde bil hatap!
Selam; dua etmektir, evvel, ahir Mü’mine;
Öyle ise dilinde; alsın yerin şu hitap!
Yahu nedir bu ısrar?
Var mı bunda bir esrar?
Ettim belki bin tekrar;
Sınavım var sınavım!
Yok, fazladan zamanım!
Sonsuz gençlik var iken; dert olamaz şu yasa!
Sende etme o, zaman, beyhudeye hiç tasa!
Haber sağlam kaynaktan, öyle diyor kitapta;
Duymayana duyurup, müjde edin siz nas’a!
şiir şuur demekse, hani nerde o şair?
Sen sanatı kim için yaptığını sanırsın?
Hikmet yoksa içinde, şuur olmaz o şiir!
Sanatı sanat için, yaparsan aldanırsın!
Sanat, Sani içinse, hani nerde o ima?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!