Akşam karanlık basınca
Gökte kandiller yanınca
Sonsuz semaya bakınca
Aklıma sen geliyorsun
Ehli ilmin toktur gözü
Gönlü zengin temiz özü
Alimin bir tatlı sözü
Yeğdir cahil sohbetinden
Dün Halepçe bu gün Gazze
Allah'ım ne oldu bize
Alem suskun yer yok söze
Allah'ım ne oldu bize
Böyle açık böyle sarih
Bir dilber kaşıdır hilal iken ay
Yarın cemaline benzer dolunay
Gümüşten bir tepsi gibidir gökte
Yolculara gece yol göstermekte
Buluta gizlenir biraz utangaç
Bazen gururludur bazen de kıskanç
Eriyince beyaz karlar
Birden yeşil olur dağlar
Kayalardan sular çağlar
İner ovaya ovaya
Boz bulutlar veda eder
Gönülden gönüle ırmaklar akar
Gözden öte göz var gönüle bakar
Bakış var donuktur bakış var yakar
Bir anda yok eder küle döndürür
Yaşarken ne malı ne mülkü vardı
Ne takım elbise ne kürkü vardı
Sırtında çok ağır dert yükü vardı
Beyaz bir libası oldu ölünce
İsraf ettik nakit olan zamanı
İhmal ettik "oku" emri fermanı
Anlamadan okumayı Kur'an'ı
Kendimizce bir ibadet belledik
Olur da bir gün beni ararsan
Sen gittin gideli sokaklardayım
Nerde kalıyorsun diye sorarsan
Ya metruk bir evde ya parklardayım
Gözümden dökülen yaşlar olur sel
Beni neden doğurdun anne?
Adım başı ihanet,
Adım başı tuzak…
Huzur uğramadı kapıma anne
Mutluluk bana uzak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!