Hem açlıkta hem toklukta
Hem darlıkta hem bollukta
Kolaylıkta ve zorlukta
Yaradana şükür gerek
Yürümeye ayak vermiş
Yalnızım
Binlerce insan içinde
Nimetler içinde
Hep aç gibiyim
Dostlarım birer birer
Terk etti beni
Yol vermiş trene aşılmaz dağlar
Kara yılan gibi kıvrılır gider
Ayrılmaz ikili trenler raylar
Biri diğerine sarılır gider
Ders aldım feleğin her cilvesinden
Uçsuz bucaksız
Bir çöldür gurbet
Alabildiğince kum
Kum tanelerince hasret
Bana bir kağıt bir de kalem verin
Düşte gördüğüm bir dünya çizeyim
Kış gününde sıcak ve yazın serin
Sıra sıra güzel evler dizeyim
Ağaçlar çizeyim dalları yeşil
Hakikati söylemek bir şereftir, bir onur
Her hakikat bir taştır, taş gediğine konur
Bir zamanlar bir köle
Gitti bir umut ile
Halifenin yanına
Ve çıktı huzuruna
Kışa tebdil oldu yazım
Kimseye geçmiyor nazım
Sen sus dedi bana sazım
Derdini ben söyleyeyim
Kalbim közdür hayalim kül
Buluttan nem kapılır
Habbe kubbe yapılır
Adaletten sapılır
Şeytanidir nazarlar
İpleri kopmuş gemin
Herkes gitti ey dost bari sen gitme
Gidip beni nar-ı hicrana itme
Gitme bana yaban olur bu eller




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!