Yiyenim dedi bana.
Dayı dedim ben ona.
Dayı değil bir zina.
Dayı dedim dayadı.
Cemali şeytan gibi,
Göklerimizin, güneş’isin.
Şehitlerimizin, eş’isin.
Yavrularımızın, düş’üsün.
Dalgalan sen, şanlı Bayrağım.
Köpek’ler, kudurup, çıldırdı.
BATAN GARDAŞ
İstanbulluyu geçti, köyler.
Çakal oldu, ağalar, beyler.
Elimden gelmiyor, bir şeyler.
Batan vatandaş, batan gardaş.
Ben de geçtim, çetin yollardan.
Gayrı; yetiyorsun, be evlat.
Bir fayda bekleme, kullardan.
Gayrı; yetiyorsun, be evlat.
Alın yazın, gelir başına.
Gönlümce bulamadım, bir eş.
Bekâr doğdum, bekâr yaşarım.
Çeken olmaz, bana bir peşkeş.
Bekâr doğdum, bekâr yaşarım.
Evim barkım olsa, neyleyim.
Barağımın yıldızı, ay’ı,
Yollarına öldü, emmi, dayı.
Kanımdan almış, kırmızı pay’ı.
Akmaz mı kanın, al belli belli.
Kızıl arı’nın olmaz, yuvası.
Bela eksil olmaz, başımdan.
Bencil nefis, senin yüzünden,
Şeytan eksik olmaz, düşümden.
Bencil nefis, senin yüzünden,
İçin; Fitne fesat, kalbin dar.
Bir ilkbahar ayında, doğmuşum.
Ben de, saramadım, bahar seni.
Seni başımdan, ben mi? kovmuşum.
Ben de, göremedim, bahar seni.
Hafif esen, garbi yelerinle,
Hoca derler ama ne derin hoca.
Geçen yıllarda, gitti geldi hac’ca.
Gençlik bitti artık, bayağı koca.
Benim babam da, böyle bir Müslüman.
Kuran’ı-Kerim de, elinden düşmez.
Oğlundan, kızından, miras kaçırır.
İstediğini, sırat’tan geçirir.
Eğer sevmiyorsa, zehir içirir.
İşte; Bizim, babanın adaleti.
Sakalına baksan, gerçek dindar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!