Eğer, seni ele verseler,
Sevenler de, demir’i deler.
Sen olmazsan, ak yüzüm solar.
Sönük kalbimi, yakma yâr’im.
Sofiler saf’larına durdu.
Bir babam var, muska yazan hoca.
Bilmem, niçin gitti geldi, Hac’a.
Doğru tütmez, gönlündeki baca.
Babaya doydum, elhamdülillah.
Ayrı ayrı, iki kadın aldım.
Hemi evli, hemde bekârım. Böyle evlilikten, bıkarım.
Sohbet edenlere, bakarım.
Dinlerim ama asla duymam.
Çekilin, şu başımdan derim.
Bir türlü, bitmiyor kederim.
Nasıl aldandım da, evlendim.
Zorla, yonta yonta yivlendim.
Bir şey varmış gibi, mimlendim.
Avrat bekâr, ben de bekârım.
Hiçbir zaman, çocuklaşmadık.
Eski Ev
Fevzi paşa, Maraş’ta bir mahalle,
Tarihi ev, orda yemiş bir sille.
Bir kapısı kalmış, bozuk bil dille.
Gel de, dertleşelim, tarih senle.
Seninle dünya’yı bölüşelim.
Tam orta yerinde, fifti fifti.
Karşıdan karşıya, gülüşelim.
Tam orta yerinde, fifti fifti.
Yarısı sana, yarısı bana.
Fİ KERE
Yıllar önce de, ben solmuşum.
Bir değil, bin değil, fi kere.
Yıllar önce de, ben ölmüşüm.
Bir değil, bin değil, fi kere.
Toplar, tüfekler, mermiler sıkıyor.
Çocukların, al kanları akıyor.
Şerefsizler, alay edip bakıyor.
Sabıların, gül kokuyor Filistin.
Bıyıkları taze, yenice bitmiş.
Sevgi görmedim, şu ömrümde.
Söz’üm, söz’ü kesmiyor, durdu.
Kasırgalar kopan, gönlümde.
Fırtınalar, esmiyor durdu.
Damar’ımda, çağlardı kan’ım.
Basınca da, şah damarıma,
Fıttırıyor kafam, o zaman.
Layık oluyor, şamarıma.
Fıttırıyor kafam, o zaman.
İyiliğe, bir sözü olmaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!