Sarıl Bana
Sanma ki, gül bitmez, benim külümde.
Aşkın çiçekleri, açtı gönlümde.
Bende sevdim, şu kısacık ömrümde.
Yollarımı, toz pembe gördüm, güzel.
Şu kısa ömrümüzü, biraz düşün.
Aşk çiçek’leri gibi, aşmış döş’ün.
Eğer âşık olursan, sende üşün.
Ben donuyorum, sarıl bana Ayşe'm.
Nasıl oldu böyle, takıldım sana.
Kara topraklar, kumdan döşeğimiz.
Yosunlu taşlar, pamuk yastığımız.
Mavi gökler, ebedi yorganımız.
İşte; Biz, bu vatan için, şehidiz.
Ay yıldızlı bayrağımız, şanımız.
Dağlardan gelir, kurşun sesi.
Kahpeler, daraltmış kafesi.
Gidiyor, yârimin nefesi.
Yanıyor, yüreğim yanıyor.
Kurşun yemiş, yatar toprağa.
Sevgi duman’ı, var baş’ımda.
Aşk’a tutuldum, bu yaşımda.
Sarışın’ım durur, karşımda.
Kol’larıma, sarmak isterim.
Boran esiyor, yokuşundan.
Sefile vurulmuş, garip marka’sı.
Yalnızdır, kalmamış ki, hiç arkası.
Ağzında mırıldanır, bir şarkı’sı.
Mazlum, mazlum, yaşıyor bu sefil’im.
Nereye varırsa, boynu büküktür.
SEHER SENDE
Nerelerdesin, sevdiğim.
Bahar sende, güneş sende,
Karanlıktandır, evdiğim.
Seher sende, sabah sende,
Ne geçmişi, ne geleceği,
Şimdi, düşünmüyorum artık.
Ne doğanı, ne öleceği,
Şimdi, düşünmüyorum artık.
Boş vermişim, böyle hayatı.
Ne kendir dinlersin, ne de zincir.
Dur be nefis, dur artık yerinde.
Sen kükredikçe, her yanım incir.
Dur be nefis, dur artık yerinde.
Bedenimi, peşinden koşturun.
Yağmur; Sicim gibi akıyordu.
Havadan; Şimşekler çakıyordu.
Sevdası da, beni yakıyordu.
Düştüm, düştüm, düştüm düşemedim.
Sol ayağım, yerlerde hovarda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!