Zübüklerin Saltanatı

Hikmet Metin Çavdar
468

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Zübüklerin Saltanatı


Kasketi eğriydi adamın,
ama mesele kasket değildi kardeşim,
mesele,
o kasketin altında dönen dolaplardı.

Gözleri vardı,
kalabalıkların içine bakar gibi yapardı,
oysa çoktan çevirmişti yüzünü
bir avuç çıkarın karanlık masalarına.

Konuşurdu.
Meydanlar dolar taşardı sesinden.
Bir kelime söylerdi bugün,
yarın inkâr ederdi.
Dün "ak" dediğine bugün "kara",
bugün "kara" dediğine yarın "ak" derdi.
Ve halkım,
elleri nasırlı,
alınteriyle ekmeğini büyüten halkım,
yine de bir umut arardı sözlerinde.

Bir aslan gibi çıkardı kürsülere,
yumruğunu havaya kaldırır,
göğsünü şişirirdi.
Ama gece olunca,
sokakların tenha yerlerinde,
bir tilkinin tedirgin adımlarıyla yürürdü.
Çünkü cesaret başka şeydi,
gürültü başka.

Bayraklar sallanırdı,
marşlar söylenirdi,
meydanlar bir deniz gibi kabarırdı.
Oysa onun cebinde başka hesaplar vardı.
Bir cüzdan açılır,
bir kapı kapanır,
bir ihale verilir,
bir söz unutulurdu.

Her vaadi yeni bir sabah gibi sunardı halka,
ama akşam olduğunda
o sabahın güneşi doğmazdı.
Gülümserdi.
O gülümsemenin içinde
bir hançerin soğuk çeliği gizliydi.

Ve biz,
yıllardır aynı oyunun seyircileri,
aynı perdenin önünde bekleyenler,
aynı sahnenin tozunu yutanlar,
gidenin ardından konuşur,
gelenin ardından umutlanırız.

Sonra bir gün anlarız:
Adı Zübük’tür bunun.

Bir kişinin değil,
bir düzenin adıdır Zübük.
Yalnız bir yüzün değil,
bin yüzün ortak gölgesidir.

Çünkü mesele bir adam değildir kardeşim,
mesele,
o adamları yeniden yeniden üreten
çürümüş çarklardır.

Ve halkım,
güzel halkım,
bir gün o çarkları durdurursa,
işte o gün
sahne yıkılır,
perde kapanır,
oyun biter.

O zaman ne Zübük kalır,
ne de Zübüklerin saltanatı.

Hikmet Metin Çavdar
Kayıt Tarihi : 16.06.2026 11:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!